DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

DP'den Müzakere Çıkışı: "İki Devletli Çözüm Kaçınılmaz"

08 Ağustos 2026 60 okunma
Demokrat Parti, yıllardır süren Kıbrıs müzakerelerinin tıkandığını belirterek iki devletin iş birliği içinde yan yana yaşayacağı bir çözüm modelini gündeme getirdi. Parti yetkilisi, Kıbrıs Türk halkının bitmeyen görüşme süreçlerinden tükendiğini vurguladı.

Demokrat Parti (DP) Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Sorumlusu Salih Çeliker, Kıbrıs müzakere sürecine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Çeliker, 1963 yılından bu yana iki toplum arasında sürdürülen görüşmelerin herhangi bir sonuca ulaşamadığının altını çizdi.

Kıbrıs Türk halkının uluslararası ambargo ve kısıtlamaların gölgesinde ayakta kalmaya çalıştığını dile getiren Çeliker, spor, ticaret ve diğer pek çok alanda karşılaşılan engellere işaret etti. Çeliker, "Kıbrıs Türk halkı artık bu uzayan görüşme süreçlerinden yorulmuştur, bıkmıştır" sözleriyle mevcut duruma tepki gösterdi ve farklı siyasi yaklaşımlara yönelmenin artık zorunlu hale geldiğini savundu.

Kıbrıs Türk tarafının kendisini dünya kamuoyuna daha etkili biçimde anlatması gerektiğini belirten Çeliker, bu doğrultuda Türkiye Dışişleri Bakanlığı ile eşgüdüm içinde bir seferberlik başlatılması çağrısında bulundu. Çeliker, adadaki çözümün formülünü ise şu sözlerle tarif etti: "Kıbrıs’ta çözüm, iki devletin yan yana ve çeşitli iş birlikleri ile, karşılıklı yaratılan menfaatlerden eşit yararlanarak, özgür ve güven içinde yaşamaları sağlanarak elde edilebilir."

İki halk arasındaki dayanışma ve ortaklığın derinleştirilmesinin önemine değinen Çeliker, ticaret ve yatırım alanlarındaki iş birliklerinin yanı sıra sportif, kültürel ve sosyal bağların da güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Çeliker, nihai hedefin iki halkın barış içinde, özgür ve demokratik yönetimlerle yan yana yaşaması olduğunu sözlerine ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör