DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Siyaset

Erhürman: "Kıbrıs Türk halkı eşitlik ve güvenlikten taviz vermeyecek"

20 Temmuz 2026 98 okunma
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının adadaki haklarından, eşit statüsünden ve güvenlik garantilerinden asla ödün vermeyeceğini belirtti. Erhürman, çözüm için samimi olduklarını ancak anlamsız müzakerelere sıcak bakmadıklarını ifade etti.

Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'ndaki resmigeçit töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının adanın iki eşit kurucu unsurundan biri olduğunu ve asla azınlık statüsüne indirgenemeyeceğini vurguladı. Erhürman, bu halkın yok sayılmayı kabul etmeyeceğini ve her koşulda varlığını sürdüreceğini dile getirdi.

Erhürman, 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünde yaptığı konuşmada, Kıbrıs sorununun başlangıcının 1974 olmadığını, 1963'te yaşananların ve 15 Temmuz 1974 darbesinin de unutulmaması gerektiğini hatırlattı. Yunan cuntasının adayı ilhak etme girişimine karşı Türkiye'nin garantörlük hakkını kullanarak gerçekleştirdiği harekat olmasaydı, Kıbrıs Türklerinin ve hatta bazı Rumların bile büyük acılar çekeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesini bugüne kadar birçok kez kanıtladığını, bunun en somut örneklerinin 2004 Annan Planı referandumu ve 2017 Crans-Montana Konferansı olduğunu ifade etti. Erhürman, "Çözüm ister gibi görünmeyi değil, gerçek anlamda çözümü istiyoruz. Müzakere olsun diye müzakere, 5+1 olsun diye 5+1 istemiyoruz" diyerek, sürecin sonuç odaklı ilerlemesi gerektiğine dikkat çekti.

Erhürman, Kıbrıs Türk halkının izolasyon altında yaşamayı kabul etmediğini belirterek, sporculardan bilim insanlarına, sanatçılardan çocuklara kadar herkesin temel haklarının belirsiz bir geleceğe ertelenemeyeceğini söyledi. Türkiye Cumhuriyeti ile tam koordinasyon içinde çalıştıklarını ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in çabalarını desteklediklerini ifade eden Erhürman, geçmişten ders çıkararak ve güven artırıcı adımlarla yeni bir hayal kırıklığına yol açılmaması gerektiğini kaydetti.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör