DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Kaza & Olaylar

Eski Denizciden Sert Uyarı: "Deniz Şakaya Gelmez, Bedelini Canla Ödetir"

31 Ağustos 2026 31 okunma
Okyanusta uzun yol vardiya zabitliği yapmış eski denizci Cem Aykut, Girne açıklarında yaşanan gemi faciasının denizcilik kurallarının hiçe sayılması sonucu göz göre göre geldiğini belirtti.
Öne Çıkanlar
  • Eski denizci Cem Aykut, Filo Jet faciasını denizcilik kurallarının çiğnendiği önlenebilir bir felaket olarak nitelendirdi.
  • Katamaranların fırtınalı denizde alabora olduktan sonra düzelmediğini ve su jetlerinin hava emerek güç kaybettiğini belirtti.
  • Fırtına sonrası ölü dalgaların devam ettiğini, 3-3,5 metrelik dalgalarda seyir yapmanın felakete davetiye çıkardığını söyledi.
  • Aykut, KKTC'deki liman denetimlerinin ve denize elverişlilik süreçlerinin işlevsiz olduğunu, 26 yaşındaki geminin çıkışına izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Eski denizci Cem Aykut, Girne açıklarında Filo Jet katamaranının alabora olmasını büyük bir üzüntü ve öfkeyle takip ettiğini ifade etti. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Aykut, bu facianın denizcilik kurallarının çiğnendiği, göz göre göre gelen bir felaket olduğunu vurguladı.

Aykut, "High Speed Craft" yani Yüksek Hızlı Gemi sınıfındaki teknelerin klasik tek gövdeli ağır gemilerden çok farklı çalıştığını anlattı. İki ince paralel gövde sayesinde sürtünmeyi minimuma indiren bu teknelerin 35-40 knot gibi yüksek süratlere ulaşabildiğini belirten Aykut, su jeti sistemiyle çalıştıkları için pervane veya dümenlerinin bulunmadığını, suyu dipten emip arkadan yüksek basınçla püskürterek ilerlediklerini söyledi.

Bu teknolojinin sakin denizde avantajlı olduğunu ancak fırtınalı denizde ciddi zaafiyetler taşıdığını dile getiren Aykut, klasik gemilerin omurgası sayesinde kendini doğrultabildiğini, katamaranların ise geniş yapıları nedeniyle kritik bir yatma açısını geçtiklerinde alabora olup bir daha asla düzelmediğini kaydetti. Dalgalı denizde kıç taraf havaya kalktığında su jetlerinin hava emdiğini ve itme gücünün aniden kesildiğini belirten Aykut, geminin bu durumda dalgaların kucağında kontrolsüz kaldığını ifade etti.

Aykut, KKTC'de bir gün önce fırtına yaşandığını hatırlatarak fırtınanın bitmesinin denizin düzeldiği anlamına gelmediğini, fırtınadan kalan "ölü dalgaların" devam ettiğini söyledi. 3-3,5 metrelik bu dalgalarda hızlı bir katamaranı seyre kaldırmanın felakete davetiye çıkardığını belirten Aykut, baş taraftaki kapakların patlayıp içeri su dolduğunu ve geminin hızla alabora olduğunu aktardı. Aykut, asıl skandalın sadece kaptanın kararı olmadığını, KKTC'deki liman denetimlerinin ve denize elverişlilik süreçlerinin neredeyse tamamen işlevsiz olduğunu gözler önüne serdiğini vurguladı. Uluslararası standartlarda yapılması gereken sörveyler ve hava muhalefeti kontrollerinin layığıyla uygulanmadığını, uygulansaydı 26 yaşındaki bu yorgun jet gemisinin limandan çıkışına asla izin verilmeyeceğini söyledi. Aykut, suçluların bir an önce adalete hesap vermesinin en büyük arzusu olduğunu belirterek sadece gemi personelinin değil, kimin hatası varsa herkesin sorumlu tutulması gerektiğini ifade etti.

Sık Sorulan Sorular

Filo Jet katamaranının alabora olmasının ana nedeni olarak eski denizci Cem Aykut neyi gösteriyor?
Aykut, denizcilik kurallarının hiçe sayılması sonucu göz göre göre gelen bir felaket olduğunu belirtiyor.
Yüksek Hızlı Gemi sınıfındaki katamaranların fırtınalı denizdeki temel zaafiyeti nedir?
Kritik bir yatma açısını geçtiklerinde alabora olup bir daha asla düzelmemeleri ve dalgalı denizde su jetlerinin hava emerek itme gücünün aniden kesilmesidir.
Fırtınanın bitmesine rağmen denizin neden hala tehlikeli olduğu belirtiliyor?
Fırtınadan kalan 3-3,5 metrelik "ölü dalgaların" devam ettiği ve bu dalgalarda hızlı bir katamaranı seyre kaldırmanın felakete davetiye çıkardığı ifade ediliyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör