DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Feribot faciasında hesap sorulması çağrısı: Artık taziye değil cevap bekliyoruz

31 Ağustos 2026 85 okunma
Hür-İş Federasyonu ve Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu, Girne açıklarında yaşanan feribot faciasının tüm yönleriyle soruşturulmasını ve olası ihmallerin ortaya çıkarılmasını talep etti.
Öne Çıkanlar
  • Serdaroğlu, taziye mesajları yerine açık ve net cevaplar beklediklerini söyledi.
  • Feribot faciasının bağımsız, şeffaf ve eksiksiz soruşturulması çağrısı yapıldı.
  • Bakan Arıklı ve ilgili makamların denetim görevlerini yapıp yapmadığını açıklaması istendi.
  • İhmali olan herkesin makamına bakılmaksızın hesap vermesi gerektiği vurgulandı.

Hür-İş Federasyonu ve Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu, Girne açıklarında meydana gelen feribot faciasının ardından yaptığı açıklamada, yaşananların üstünün kapatılmaması gerektiğini vurguladı. Hayatını kaybedenler için rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Serdaroğlu, yaralılara acil şifa temennisinde bulunurken kayıp kişilere de bir an önce ulaşılmasını istedi.

Serdaroğlu, olayın ardından yayımlanan taziye mesajlarının yeterli olmadığını belirterek "Artık yalnızca taziye mesajları değil, açık ve net cevaplar bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Feribotun teknik kontrollerinden seyre elverişlilik durumuna, denetim süreçlerinden izin aşamalarına kadar tüm ayrıntıların kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savunan Serdaroğlu, facianın bağımsız, şeffaf ve eksiksiz biçimde soruşturulması çağrısında bulundu.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı başta olmak üzere ilgili tüm siyasi ve idari makamların, kazaya giden süreçte denetim ve gözetim görevlerini yerine getirip getirmedikleri konusunda kamuoyuna hesap vermesi gerektiğini ifade eden Serdaroğlu, insan hayatının kaybedildiği olayların ardından yalnızca benzer açıklamalar yapılmasını eleştirdi.

"Devlet yönetmek yalnızca makam sahibi olmak değil, gerektiğinde sorumluluk üstlenebilmektir" diyen Serdaroğlu, toplumun yaşananlarla ilgili soru sorma hakkı bulunduğunu hatırlattı. "Bu kadar acının ve felaketin karşısında sorumluluk makamında bulunanlar nasıl rahat uyuyabiliyor?" sorusunu yönelten Serdaroğlu, Kamu-İş'in beklentisinin facianın hiçbir ayrıntı gizlenmeden soruşturulması olduğunu kaydetti.

İhmali bulunduğu tespit edilen herkesin makam ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Serdaroğlu, benzer faciaların bir daha yaşanmaması için gerekli önlemlerin gecikmeden alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

Sık Sorulan Sorular

Ahmet Serdaroğlu, feribot faciasının hangi yönlerinin soruşturulmasını talep ediyor?
Feribotun teknik kontrolleri, seyre elverişlilik durumu, denetim süreçleri ve izin aşamaları dahil tüm ayrıntıların kamuoyuyla paylaşılmasını istiyor.
Serdaroğlu, facianın soruşturulması için nasıl bir yöntem öneriyor?
Olayın bağımsız, şeffaf ve eksiksiz biçimde soruşturulması çağrısında bulunuyor.
Serdaroğlu, kazaya giden süreçte kimlerin hesap vermesi gerektiğini belirtiyor?
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı başta olmak üzere ilgili tüm siyasi ve idari makamların, denetim ve gözetim görevlerini yerine getirip getirmedikleri konusunda kamuoyuna hesap vermesi gerektiğini ifade ediyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör