DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Fiber Optik Ek Protokolü İçin Kamuoyuna Açıklık Talebi

20 Ağustos 2026 103 okunma
Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı İbrahim Aysal, KKTC ile Türkiye arasında imzalanan fiber optik ek protokolünün hukuki dayanağının ve tam metninin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
Öne Çıkanlar
  • EMO Başkanı Aysal, fiber optik ek protokolünün kamuoyuna açıklanmasını talep etti.
  • Ek protokolün hukuki temeli ve ana protokolle ilişkisi belirsizliğini koruyor.
  • Aysal, 25 yıllık işletme modelinde tekelleşme ve fiyatlandırma risklerine dikkat çekti.
  • Altyapı işletmeciliği ile perakende hizmetin ayrıştırılması gerektiğini vurguladı.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Başkanı İbrahim Aysal, KKTC ile Türkiye arasında fiber optik altyapısının geliştirilmesine yönelik ana protokolün ardından imzalanan ek protokole ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aysal, ülkenin modern, hızlı ve güvenilir bir fiber optik ağa kavuşmasını desteklediklerini dile getirirken, bu yatırımın dijital dönüşüm, ekonomik kalkınma ve vatandaşların kaliteli internet erişimi açısından ertelenemez bir gereklilik olduğunu söyledi.

Ancak stratejik nitelikteki böyle bir yatırımda sadece altyapının kurulmasının yeterli olmadığını vurgulayan Aysal, yatırımın hangi koşullarda, hangi hukuki ve ekonomik modelle, hangi kurumsal çerçevede ve hangi denetim mekanizmalarıyla hayata geçirileceğinin belirleyici olduğunu ifade etti. Daha önce gündeme getirdikleri 25 yıllık işletme süresi, kamuya ayrılan gelir payı, Telekomünikasyon Dairesi'ne yüklenen mali ve teknik sorumluluklar, toptan ve perakende pazarda tekelleşme riski, fiyatlandırma modeli, veri güvenliği, siber egemenlik ve yatırımcının yerel mevzuata tabi olup olmayacağı konularındaki soru işaretlerini yineledi.

Ana protokolün hukuki durumu ve Anayasa Mahkemesi önündeki süreç devam ederken yeni bir ek protokolün imzalandığına dikkat çeken Aysal, bu ek protokolün hangi hukuki temele dayandığının, ana protokolde hangi maddeleri değiştirdiğinin veya tamamladığının ve mevcut hukuki süreçle nasıl ilişkilendirildiğinin kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirtti. Elektronik haberleşme sektörünü doğrudan etkileyecek düzenlemeler hazırlanırken kamu kurumlarının yanı sıra sektörde faaliyet gösteren işletmelerin, meslek örgütlerinin ve teknik uzmanların görüşlerinin alınmasının şart olduğunu kaydetti.

Aysal, altyapının tek bir yapı üzerinden işletilmesi durumunda toptan erişimin tüm işletmecilere eşit, şeffaf ve ayrımcılık içermeyen koşullarda sağlanmasının kritik önem taşıdığını vurguladı. Altyapı işletmeciliği ile perakende hizmet sunumunun aynı ekonomik yapı içinde birleşmesi halinde rekabetin korunması için daha güçlü düzenleyici mekanizmalara ihtiyaç duyulacağını ifade etti. 25 yıllık işletme modelinde fiyatlandırmanın yalnızca bugünün koşullarına göre belirlenmemesi gerektiğini söyleyen Aysal, teknolojik gelişmeler, internet kullanımındaki artış, erişim hızları ve birim maliyetlerdeki değişimlerin dikkate alınarak tüketicinin uzun vadede mağdur olmayacağı esnek ve denetlenebilir bir fiyatlandırma modeli oluşturulması çağrısında bulundu.

Telekomünikasyon Dairesi'nin gelirlerinin bir bölümünün özel yatırımcıyla paylaşılması öngörülürken enerji, personel, bakım, işletme ve diğer teknik giderlerin kamu kurumunun üzerinde kalması halinde Dairenin mali yapısının uzun vadede nasıl korunacağının netleştirilmesini isteyen Aysal, veri güvenliği ve siber egemenliğin de sürecin temel unsurları arasında yer aldığını belirtti. Şebeke kontrolü, veri işleme ve saklama, erişim yetkileri ile kamu kurumlarının haberleşme güvenliği konusunda açık teknik ve hukuki güvencelerin bulunmasının zorunlu olduğunu dile getirdi. Aysal, imzalanan ek protokolün tam metninin kamuoyuyla paylaşılması, ana protokol ile ek protokol arasındaki hukuki ve teknik ilişkinin açıklanması ve Anayasa Mahkemesi önündeki sürecin dikkate alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

Sık Sorulan Sorular

Ek protokolün imzalanması, Anayasa Mahkemesi'ndeki ana protokol sürecini nasıl etkileyecek?
Haberde, ek protokolün mevcut hukuki süreçle nasıl ilişkilendirildiğinin kamuoyuna açıklanması gerektiği belirtiliyor; ancak sürece etkisi hakkında bilgi verilmiyor.
25 yıllık işletme süresi ve kamuya ayrılan gelir payı ek protokolde değişikliğe uğradı mı?
Haberde, bu konulardaki soru işaretlerinin yinelendiği ifade ediliyor; ancak ek protokolün bu maddelerde değişiklik yapıp yapmadığına dair bilgi yer almıyor.
Ek protokolün tam metni ve hukuki dayanağı hangi resmi kanallardan talep edilebilir?
Haberde, EMO Başkanı'nın bu bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmasını talep ettiği belirtiliyor; ancak talebin hangi kuruma iletileceği veya başvuru yolu hakkında bilgi verilmiyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör