DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Fidan'dan Rum Yönetimine Tarihi Gönderme: "Sen 1960'ta Kurulan Devlet Değilsin"

10 Ağustos 2026 52 okunma
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kıbrıs konusunda sert açıklamalarda bulundu. İki devletli çözümün ideal olduğunu vurgulayan Fidan, Rum yönetiminin Kıbrıs Türkünün haklarını tanımaması halinde kendilerinin de onların devlet varlığını tanımayacağını söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kıbrıs meselesine dair yaptığı değerlendirmede Rum yönetimine yönelik doğrudan ve sert ifadeler kullandı. Türkiye'nin iki devletli çözüm modelini ideal yaklaşım olarak gördüğünü bir kez daha dile getiren Fidan, Rum tarafının Kıbrıs Türkünün haklarını görmezden gelmesi durumunda kendilerinin de karşı tarafın devlet varlığını tanımayacağını net bir dille ifade etti. Fidan, "Sen 1960'ta kurulan devlet değilsin" sözleriyle Rum yönetiminin meşruiyetini sorguladı.

Bakan Fidan, Türkiye'nin Rum yönetimini bir devlet olarak tanımama politikasının tamamen meşru bir zemine dayandığını savundu. Adadaki mevcut durumun yarım asırdır değişmediğine işaret eden Fidan, istikrar ve barış ortamının Türk askerinin varlığı sayesinde korunduğunu belirtti. Rum tarafının adanın tamamını kendi mülkü gibi gördüğü bir konjonktürde, Türk tarafının güvenliğinin Türkiye tarafından sağlanmaya devam edeceğinin altını çizdi.

Fidan, tarafların siyasi pozisyonlarında bir değişikliğe gitmeden de ortak çıkarlar temelinde bir güven inşasının mümkün olabileceğini dile getirdi. Su, enerji, elektrik ve turizm gibi alanlarda hayata geçirilebilecek ortak projelerin güven artırıcı önlemler olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne yönelik engelleme girişimlerine gerekli karşılıkların verildiğini kaydeden Fidan, mevcut sorunların aşılmasının bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör