DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Ertuğruloğlu'ndan Sert Uyarı: Kıbrıs Türk Halkı Rum Yönetimine Bağlanamaz

28 Ağustos 2026 96 okunma
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, iki devletli çözüm vizyonundan geri adım atılmayacağını vurgulayarak, Kıbrıs Türk halkının federasyon ya da azınlık etiketi altında Rum egemenliğine eklemlenmesine asla izin verilmeyeceğini söyledi.
Öne Çıkanlar
  • Ertuğruloğlu, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü talebinden sapmanın mümkün olmadığını söyledi.
  • Kıbrıs Türk halkının Rum yönetiminin kontrolüne bırakılacak bir topluluk olmadığını vurguladı.
  • Federasyon temelli müzakere süreçlerine dönmenin geçmişteki başarısızlıkları tekrarlamak olduğunu belirtti.
  • Egemenlik haklarından ve anayasal düzenden taviz verilmesinin kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, yürütülen siyasetin temelinde egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü talebinin yer aldığını belirterek, bu çizgiden sapmanın mümkün olmadığını ifade etti. Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının müzakere masasında Rum yönetiminin kontrolüne bırakılacak bir topluluk olmadığının altını çizdi.

Yazılı açıklamasında milli mücadelenin günlük siyasi çekişmelerin ve bireysel diplomatik yaklaşımların ötesinde, Türkiye ile tam eşgüdüm halinde şekillendirildiğini kaydeden Ertuğruloğlu, bu duruşu "statükoculuk" veya "dış dünyadan kopma isteği" olarak yorumlamanın Rum tarafının yıllardır süren uzlaşmaz tavrını görmezden gelmek anlamına geldiğini dile getirdi. Milli davaya ve devletin ilkeli duruşuna yönelik eleştirilerin ise içi boş söylemlerden öteye geçmediğini vurguladı.

Ertuğruloğlu, sonu belirsiz ve Rum tarafının zaman kazanarak mevcut durumu güçlendirdiği federasyon temelli müzakere süreçlerine dönmenin gerçek bir mücadele olmadığını, geçmişteki başarısızlıkları tekrarlamaktan ibaret olduğunu söyledi. Uluslararası ilişki kurma uğruna egemenlik haklarından ve anayasal düzenden taviz verilmesinin kabul edilemeyeceğini belirten Ertuğruloğlu, asıl dik duruşun baskılar karşısında devletin varlığını koşulsuz savunmak olduğunu ifade etti.

Kıbrıs Türk halkının haklı davasının iç siyasi rekabete alet edilemeyecek kadar kritik olduğuna dikkat çeken Ertuğruloğlu, izolasyonlara karşı gösterilen direncin bir rahatlık alanı değil, halkın güvenliği ve geleceğinin güvencesi olduğunu kaydetti. Belirsiz diyalog süreçlerine bel bağlamak yerine Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını kararlılıkla savunmanın Rum yönetiminin uzlaşmaz tutumuna verilebilecek en güçlü cevap olduğunu sözlerine ekledi.

Sık Sorulan Sorular

Bakan Ertuğruloğlu'na göre Kıbrıs Türk halkının Rum yönetimine bağlanması hangi yollarla engellenmeye çalışılıyor?
İki devletli çözüm vizyonundan geri adım atılmayacağı ve egemen eşitlik ile eşit uluslararası statü talebinin temel alındığı belirtiliyor.
Federasyon temelli müzakere süreçlerine dönülmesi neden reddediliyor?
Çünkü bu süreçlerin sonu belirsiz ve Rum tarafının zaman kazanarak mevcut durumu güçlendirdiği, geçmişteki başarısızlıkların tekrarı olduğu ifade ediliyor.
Bakan, bu siyasi duruşu hangi kavramlarla ilişkilendiriyor?
Bu duruşun "statükoculuk" veya "dış dünyadan kopma isteği" olarak yorumlanmasının, Rum tarafının yıllardır süren uzlaşmaz tavrını görmezden gelmek anlamına geldiğini söylüyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör