DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Siyaset

Garanti Fonu'nda emekli üye krizi büyüyor

20 Temmuz 2026 98 okunma
Zorunlu Sigortalar Garanti Fonu'nda, emekli olmasına rağmen görevine devam eden bir yönetim kurulu üyesi nedeniyle usulsüzlük tartışmaları alevlendi. Fon Başkanı, konuyu netleştirmesi için Maliye Bakanlığı'na resmi başvuruda bulundu.

Maliye Bakanlığı çatısı altında faaliyet gösteren Zorunlu Sigortalar Garanti Fonu'nda, yönetim kurulu üyelerinin atanma usulüne ilişkin belirsizlikler gerginliğe yol açtı. Bakanlar Kurulu tarafından atanan üyelerden Gürsel Gürbüz'ün, Nisan ayında Para Kambiyo Dairesi Müdürlüğü'nden emekli olmasına karşın fondaki görevini sürdürmesi, diğer üyeler arasında rahatsızlık yarattı.

Gürbüz'ün emekliliğiyle birlikte fondaki üyeliğinin de sona ermesi gerekirken, dışarıdan atama yoluyla yeniden görevlendirilmemesi dikkat çekiyor. Buna rağmen Gürbüz'ün hâlâ yönetim kurulu kararlarına imza atması, işlemlerde usulsüzlük riskini gündeme getirdi. Mevcut yönetim, Başkan Hüseyin Saçman ve üyeler Gürsel Gürbüz, Kemal Hansoy, Miraç Çek ile Cengiz Ertürk'ten oluşuyor.

Fon Başkanı Hüseyin Saçman, yaşanan bu hukuki belirsizliğin giderilmesi amacıyla Maliye Bakanlığı'na bir yazı gönderdi. Saçman, yazısında Gürbüz'ün statüsünün netleştirilmesini ve konuyla ilgili resmi bir açıklama yapılmasını talep etti. Bu gelişme, fon içindeki huzursuzluğun boyutlarını gözler önüne seriyor.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör