DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Siyaset

Girne Antik Liman’da iskele krizi derinleşiyor: Yetki ve güvenlik tartışması

21 Temmuz 2026 44 okunma
Girne Antik Liman’da restorasyon kapsamında yapımına başlanan tahta iskele, 19 ayda tamamlanamazken, yetki karmaşası ve güvenlik endişeleri gündeme damga vurdu. Deniz Turizmi İşletmecileri Derneği Başkanı Faik Gencer, yapının “yetkisiz, izinsiz ve tehlikeli” olduğunu belirtti.

Restorasyon projesi kapsamında inşa edilmesi planlanan tahta iskele, ihale şartnamesine göre altı ay içinde bitirilmesi gerekirken, geçen 19 aya rağmen ancak beşte bir oranında tamamlanabildi. Bu durum, hem kamu kaynaklarının kullanımı hem de proje yönetimi açısından ciddi soru işaretleri doğurdu. Bitmeyen inşaat, bölgedeki balıkçılar için de tehlike oluşturuyor; açıkta kalan demirler nedeniyle bazı kişilerin düşerek yaralandığı öğrenildi.

Yetki karmaşası, krizi daha da büyüten bir unsur olarak öne çıkıyor. İskele, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın sorumluluğundaki mendireğin hemen yanında yer almasına rağmen, projeyi Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı yürütüyor. Bu durum, yasal prosedürün usulüne uygun işletilip işletilmediği ve Bakanlar Kurulu onayının alınıp alınmadığı gibi soruları beraberinde getiriyor. Konuyla ilgili olarak Turizm Bakanlığı yetkilileri henüz bir açıklama yapmazken, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, sorumluluğu hükümet ortağı Ulusal Birlik Partisi’ne (UBP) yöneltti.

Deniz Turizmi İşletmecileri Derneği Başkanı ve Girne Antik Liman Özerk Kurulu Komite Üyesi Faik Gencer, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, iskelenin teknik ve hukuki açıdan sorunlu olduğunu vurguladı. Gencer, “Yetkisiz, izinsiz ve tehlikeli bir yapı yapıldı” diyerek, projenin yetki alanı, izin durumu ve Bakanlar Kurulu onayına ilişkin üç soruya yanıt beklediğini belirtti. Ayrıca, iskelenin su seviyesinden gereğinden fazla yüksek olduğunu, bunun da denizcilik açısından risk oluşturduğunu ifade eden Gencer, mevcut iskelelerin en yükseğinin 72 santimken, yeni yapının suyun 104 santim üzerinde olduğunu söyledi.

Gencer, asıl önceliğin yeni bir iskele yapmak değil, mendireğin güvenliğini sağlamak olduğunu vurguladı. Tarihi kule ve çevresindeki kayaların tehlike oluşturduğuna dikkat çeken Gencer, “Eğer müdahale edilmezse kulenin yanındaki bölge bu kış çökebilir. Orası çökerse limandaki 10-15 civarı tekne batabilir. Ölümle sonuçlanan bir felaket yaşayabiliriz” uyarısında bulundu. Bu risklere rağmen mendireğin onarımı yerine yeni bir iskele yapılmasını eleştiren Gencer, hükümetin bu tutumunu sorguladı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör