DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Guterres'in Kıbrıs Ziyareti: Sınır Kapıları İçin İki Noktalı Yeni Formül İddiası

30 Temmuz 2026 97 okunma
Rum basını, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs'taki temaslarında, iki sınır kapısının eş zamanlı açılmasını içeren yeni bir öneri sunduğunu iddia etti. İddialara göre, Rum lider öneriye sıcak bakarken, Kıbrıs Türk tarafı olumsuz yaklaştı.

Fileleftheros gazetesi, görüşmelerin perde arkasına ilişkin kaynaklara dayandırdığı haberinde, Guterres'in Haspolat ile Kiracıköy sınır kapılarının aynı anda açılması fikrini masaya koyduğunu yazdı. Gazeteye göre bu öneri, daha önce tartışılan üç kapılı formüllerden farklı olarak yalnızca iki kontrol noktasını kapsıyor. Haberde, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis'in bu teklife olumlu baktığı ve Guterres'in konuyu basın toplantısında duyurmasına hazır olduğu belirtildi. Buna karşılık, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın öneriyi kabul etmediği öne sürüldü.

Rum gazetesi ayrıca, Türkiye'nin askeri alanları ilgilendiren konularda karar verme yetkisinin Kıbrıs Türk tarafında bulunmadığı yönünde değerlendirmelere yer verdi. Görüşmelerde Hristodulidis'in, Kayıp Şahıslar Komitesi'nin Türk Silahlı Kuvvetleri arşivlerine erişim sağlaması ve daha fazla kazı alanı açılması talebini de gündeme getirdiği iddia edildi. Guterres'in bu talebe de olumlu yaklaştığı ileri sürüldü.

Fileleftheros'un aktardığı bir başka iddiaya göre, Türkiye'nin yeni gayriresmi 5+1 konferansına sıcak bakmasının arkasında, Guterres ile Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan arasındaki temasların etkisi bulunuyor. Politis, Alithia ve Haravgi gibi diğer Rum gazeteleri de haberlerinde, söz konusu toplantının hazırlık süreci, güven artırıcı adımlar ve müzakere yöntemleri üzerinde durdu. Ancak bu iddiaların hiçbiri BM veya taraflarca resmi olarak doğrulanmış değil.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör