DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Hasipoğlu'ndan sıcak hava mesaisi açıklaması: Yasak uzayabilir

12 Ağustos 2026 35 okunma
Çalışma Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, aşırı sıcaklar nedeniyle açık alanda çalışma yasağının 15 Ağustos sonrasında da devam edebileceğini söyledi. Hasipoğlu ayrıca Kıbrıs konusunda federasyon modelinin kapandığını belirtti.

Çalışma Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, hava sıcaklıklarının 40 derecenin üzerinde seyrettiğine işaret ederek, 12.00 ile 16.00 saatleri arasında açık alanda işçi çalıştırılmasına izin vermediklerini ifade etti. Denetimlerde önceliğin ceza kesmek değil uyarmak olduğunu aktaran Hasipoğlu, işverenlerin ilk ihlalde uyarıldığını, tekrarı halinde ise cezai işlem uygulandığını kaydetti. Süreç boyunca mühürlenen inşaatların da bulunduğunu belirtti.

Hasipoğlu, 15 Ağustos'a kadar geçerli olan açık alanda çalıştırılmama uygulamasının, sıcaklıkların aynı şiddette sürmesi durumunda uzatılabileceğini dile getirdi. Bakan, hükümetin dört yıllık icraat dönemine de değinerek, Başbakan Ünal Üstel ile birlikte sahadan hiç kopmadıklarını, köyleri, kulüpleri, örgütleri ve vatandaşları düzenli olarak ziyaret ettiklerini anlattı.

Çalışma hayatına yönelik yeni düzenlemeler hakkında da konuşan Hasipoğlu, maaşların banka üzerinden ödenmesi ve meslek kodlarının devreye girmesiyle çalışanların gerçek kazançları üzerinden primlendirilmesinin amaçlandığını söyledi. Her mesleğin kendi kodu ve baremi olacağını vurgulayan Hasipoğlu, "Kimse bir doçenti ya da 30 yıllık bir basın emekçisini asgari ücretten gösteremeyecek. Gerçek maaş üzerinden prim yatırılması çalışanların emeklilik hakları ve Sosyal Sigortalar açısından önemli" diye konuştu.

Kıbrıs sorununa da değinen Hasipoğlu, federasyon modelinin mevcut BM parametreleriyle sonuç üretmeyeceğini savundu. Rum tarafının müzakere masasına dönmesi halinde karşılarına Crans Montana'da kalınan yerden Guterres Çerçeve Belgesi'nin çıkacağını belirten Hasipoğlu, Rum tarafının adanın yönetimini ve zenginliğini Kıbrıs Türkleriyle paylaşma niyetinde olmadığını ileri sürdü. Toprak ve garantiler konusunda UBP'nin tutumunun net olduğunu ifade eden Hasipoğlu, "Artık bir karış toprak vermeyiz" diyerek Güzelyurt, Karpaz'daki köyler, Meserya'daki sınır köyleri ve Maraş'ın yeniden pazarlık konusu yapılmasına karşı olduklarını söyledi. Türkiye'nin garantörlüğü ile toprak konusunun UBP'nin kırmızı çizgileri olduğunu vurgulayan Hasipoğlu, "Federasyon bizim için bitmiştir. Hakkımız olan müktesep egemenliğimizi kabul etmeleri gerekir" ifadelerini kullandı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör