DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Havacılıkta İngilizce Şartı Düşürüldü, Tek Aday Müdür Koltuğuna Oturdu

12 Ağustos 2026 107 okunma
Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası, Sivil Havacılık Dairesi Müdürlüğü için aranan İngilizce yeterlilik seviyesinin B2'den B1'e çekilmesinin ardından yapılan atamaya sert tepki gösterdi. Sendika, kriter değişikliğinin "adrese teslim" bir atamanın önünü açtığını savundu.

Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası Başkanı Kürşad Hüdaverdioğlu, Sivil Havacılık Dairesi Müdürlüğü'ne yapılan son atamayla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sendika olarak daha önce kamuoyuna duyurdukları kaygıların gerçeğe dönüştüğünü belirten Hüdaverdioğlu, müdürlük pozisyonu için belirlenen İngilizce şartının B2'den B1 seviyesine indirilmesinin belirli bir ismi işaret ettiğini öne sürdü.

Hüdaverdioğlu, hizmet yılıyla ilgili düzenlemelere bir itirazlarının olmadığını ancak yabancı dil kriterindeki gevşetmenin kurumsal bir gereklilikle izah edilemeyeceğini vurguladı. Söz konusu değişikliğin haziran ayında Meclis tatile girmeden hemen önceki son oturumda büyük bir aceleyle onaylandığını ifade eden sendika başkanı, aradan geçen kısa zamanın bu telaşın nedenini açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Yeni koşullara uyan tek bir adayın bulunduğunu ve o kişinin bugün müdür olarak atandığını kaydetti.

Eleştirilerinin atanan kişinin şahsına yönelik olmadığının altını çizen Hüdaverdioğlu, asıl meselenin bir kamu makamının kriterlerinin kişiye göre şekillendirilmesi olduğunu dile getirdi. Kurum bünyesinde göreve yeni başlayacak bir hava trafik kontrolöründen bile B2 seviyesinde İngilizce istenirken, daireyi uluslararası platformlarda en üst düzeyde temsil edecek müdür için bu şartın aranmamasının büyük bir çelişki yarattığını belirtti.

Bundan sonraki sürece ilişkin de uyarılarda bulunan Hüdaverdioğlu, kurumun işleyişini, güvenilirliğini veya uluslararası itibarını zedeleyecek herhangi bir olumsuzluk durumunda, kriter değişikliğini hazırlayan, destekleyen, onaylayan ve atamaya imza atan herkesin siyasi ve idari sorumluluk taşıyacağını ifade etti. Hüdaverdioğlu, "Kamu makamları kişilere göre, kriterler de atanacak kişiye göre şekillendirilemez" diyerek tepkisini net bir şekilde ortaya koydu.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör