DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Hayvancılıkta maliyet krizi: Süt 40 TL'ye üretiliyor, 26 TL'ye satılıyor

28 Ağustos 2026 118 okunma
Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği, Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu ile bir araya gelerek sektörün artan maliyetler, ithalat baskısı ve denetimsizlik gibi temel sorunlarını masaya yatırdı.
Öne Çıkanlar
  • Sütün üretim maliyeti 40 TL iken satış fiyatı 26-27 TL'ye düştü.
  • Üretici, ithal ürünlerin düşük fiyatı nedeniyle yerli ürünlerin satılamadığını belirtti.
  • Onalt, otellerin yerli et ve süt ürünlerini yeterince kullanmadığını savundu.
  • Bakan Ataoğlu, üreticinin yanında olduğunu ve üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu söyledi.

Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ve beraberindeki heyet, Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği'ni ziyaret ederek sektör temsilcileriyle görüş alışverişinde bulundu. Birlik Başkanı Adil Onalt, ziyarette hayvancılık sektörünün karşı karşıya olduğu sıkıntıları tek tek aktardı.

Onalt, üretim maliyetlerindeki hızlı yükselişin üreticiyi ciddi biçimde zorladığını dile getirdi. Maliyeti yaklaşık 40 TL'ye ulaşan sütün ancak 26-27 TL'den alıcı bulabildiğini belirten Onalt, üreticinin bir dönem ithalat tehdidiyle karşı karşıya kaldığını, bugün ise hayvanların ellerinde kaldığını ifade etti. Yerli üretimin ithal ürünler karşısında korunması gerektiğinin altını çizen Onalt, ithal ürünlerin piyasaya daha düşük fiyatlarla girmesi nedeniyle yerli ürünlerin satılamadığını söyledi. "Bu şartlarda üretimi ne kadar sürdürebiliriz? Üretici yok olursa ülke tamamen ithalata bağımlı hale gelir" diyen Onalt, turizm sektöründeki otellerin de yerli et, süt ve süt ürünlerini yeterince kullanmadığını savundu. Birkaç duyarlı tesis dışında yerli üretime gereken desteğin verilmediğini ileri süren Onalt, otellerde yerli ürün kullanımının artırılması çağrısında bulundu.

Piyasadaki en önemli sorunlardan birinin denetimsizlik olduğunu vurgulayan Onalt, yapılan ithalata rağmen fiyatlarda beklenen ucuzlamanın gerçekleşmediğine dikkat çekti. Küçük aile işletmelerinin sermaye sahibi yeni yatırımcılarla rekabet edemediğini belirten Onalt, küçükbaş hayvancılığın, damızlık sürülerin ve gerçekten hayvancılıkla uğraşan üreticilerin korunması gerektiğini ifade etti. Kooperatiflerin uzun yıllardır ihmal edildiğini de sözlerine ekleyen Onalt, Binboğa Yem Fabrikası'nın üreticiler için önemli bir denge unsuru olduğunu ancak aşırı istihdam ve siyasi müdahaleler nedeniyle işlevini yitirdiğini öne sürdü.

Pandemi döneminde yerli üreticilerin ülkenin gıda ihtiyacını karşıladığını hatırlatan Onalt, "En zor dönemde üretimden kopmadık ve bu ülkenin karnını doyurduk. Şimdi de üreticiye sahip çıkılmasını istiyoruz" şeklinde konuştu. Eleştiri ve talepleri dinleyen Bakan Ataoğlu ise sorunlara ilişkin önerilerini paylaşarak üreticinin yanında olduğunu ve üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu kaydetti.

Sık Sorulan Sorular

Sütün üretim maliyeti 40 TL iken satış fiyatı neden 26-27 TL'ye düştü?
İthal ürünlerin piyasaya daha düşük fiyatlarla girmesi nedeniyle yerli ürünler satılamıyor ve fiyatlar baskı altında kalıyor.
Üreticiler, otellerin yerli et ve süt ürünlerini kullanmaması konusunda ne talep ediyor?
Otellerde yerli ürün kullanımının artırılması çağrısında bulunuyorlar.
Denetimsizlik piyasada hangi soruna yol açıyor?
Yapılan ithalata rağmen fiyatlarda beklenen ucuzlamanın gerçekleşmemesine neden oluyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör