DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Sevgi Evleri'nde kadro krizi büyüyor: Sendikadan hükümete sert uyarı

28 Ağustos 2026 44 okunma
Hür-İş Federasyonu ve Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu, Tangül Ünal Çağıner Vakfı Sevgi Evleri'ndeki personel açığının kapatılmadan bir çalışanın başka kuruma gönderilmek istenmesine tepki gösterdi. Serdaroğlu, kararın geri alınmaması durumunda grev dahil çeşitli eylemlerin gündeme gelebileceğini duyurdu.
Öne Çıkanlar
  • Sendika, Sevgi Evleri'nde personel açığı giderilmeden bir çalışanın 1 Eylül'de başka birime alınmasına sert tepki gösterdi.
  • Dört yeni personel talebi Maliye'ye iletildi ancak onay hâlâ çıkmadı.
  • İki çalışanın emekliye ayrılması ve çocuk sayısındaki artış iş yükünü ağırlaştırdı.
  • Sendika, karar uygulanırsa eylem ve grev dahil adımlar atabileceğini, sorumluluğun hükümette olduğunu belirtti.

Sendika yönetimi, Sevgi Evleri önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla kurumda uzun süredir devam eden personel sıkıntısına dikkat çekti. Çocukların bakım ve eğitiminden sorumlu ekibin giderek artan bir iş yüküyle karşı karşıya kaldığını belirten Serdaroğlu, mevcut açık giderilmeden bir personelin 1 Eylül itibarıyla farklı bir birime kaydırılmak istendiğini aktardı.

Serdaroğlu, "Biz buraya personel beklerken, eksikliğin giderilmesini beklerken buradan personel alınıyor. Bir Eylül'den itibaren başka bir yere görevlendirildiği bilgisi geliyor. Bu kabul edilebilir değil" diyerek karara sert tepki gösterdi. Kamunun bazı bölümlerinde gereğinden fazla çalışan bulunurken bazı kurumlarda ciddi açıklar yaşandığını savunan Serdaroğlu, bu tablonun hatalı istihdam politikalarından kaynaklandığını öne sürdü.

Sevgi Evleri'ne dört yeni personel alınması talebinin Maliye'ye iletildiğini ancak gerekli onayın hâlâ çıkmadığını belirten Serdaroğlu, geçen yıl da aynı noktada benzer bir açıklama yaptıklarını hatırlattı. O dönem yapılan bazı takviyelere rağmen kalıcı bir çözüme ulaşılamadığını vurgulayan Serdaroğlu, iki çalışanın emekliye ayrılması ve çocuk sayısındaki yükselişin mevcut yükü daha da ağırlaştırdığını ifade etti.

Hükümete net bir çağrıda bulunan Serdaroğlu, "Bu bir uyarıdır. Eğer 1 Eylül'de buradaki arkadaşımız, yerine anne ve eğitmen gelmeden alınırsa bundan sonra olacak olanlardan hükümetin kendisi sorumludur" ifadelerini kullandı. Kararın uygulanması halinde sendikanın eylem ve grev dahil çeşitli adımlar atabileceğini belirten Serdaroğlu, "Buradan birini aldığınızda grev olduğu zaman bu çocuklara kimin bakacağını da kendileri düşünecek" diye konuştu. Ayrıca Sevgi Evleri için yapılacak yeni istihdamların doğrudan kurumun ihtiyaçlarına yönelik olması gerektiğini savunan Serdaroğlu, anne veya eğitmen olarak alınan kişilerin kısa süre içinde başka kamu kurumlarına aktarılmasının sorunu kronik hale getirdiğini sözlerine ekledi.

Sık Sorulan Sorular

Sevgi Evleri'nde şu anda kaç personel görev yapıyor ve mevcut çocuk sayısı nedir?
Haberde personel sayısı ve çocuk sayısına ilişkin net bir bilgi verilmemektedir; yalnızca iki çalışanın emekliye ayrıldığı ve çocuk sayısındaki yükselişin iş yükünü artırdığı belirtilmektedir.
1 Eylül'de başka birime gönderilmek istenen personelin görev tanımı nedir?
Haberde personelin görev tanımına ilişkin bilgi yer almamaktadır; yalnızca "bir çalışanın" farklı bir birime kaydırılmak istendiği ifade edilmektedir.
Dört yeni personel alınması talebi hangi tarihte Maliye'ye iletilmiştir?
Haberde talebin iletilme tarihi belirtilmemektedir; yalnızca gerekli onayın hâlâ çıkmadığı ve geçen yıl da benzer bir açıklama yapıldığı aktarılmaktadır.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör