DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Hristodulidis'in Kıbrıs Müzakerelerindeki Yavaş Tavrı Muhalefeti de Sessizliğe Gömdü

15 Ağustos 2026 30 okunma
Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis, yılın başında "gelecek hafta müzakereye hazırım" derken şimdi süreci ağırdan alıyor. BM'nin tüm girişimlerine rağmen ivedilik duygusunu yitiren Hristodulidis'e AKEL ve DİSİ'den de ses çıkmıyor.
Öne Çıkanlar
  • Hristodulidis, Erhürman ile yalnızca 26 Ağustos'ta görüşmeyi önerdi.
  • Mart 2025'ten bu yana hiçbir sınır kapısı açılmasında ilerleme sağlanamadı.
  • AKEL ve DİSİ, Hristodulidis'in sözleriyle icraatları arasındaki çelişkiye sessiz kalıyor.
  • Gazete, sessizliğin Hristodulidis'in ELAM'ın bölünme yolunda ilerlemesine zemin hazırladığını yazıyor.

Cyprus Mail'in bugünkü görüş yazısında, Hristodulidis'in Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik tutumundaki belirgin değişim mercek altına alındı. Yılın başlarında BM Genel Sekreteri'nin kişisel temsilcisi Maria Angela Holguin'in, Kıbrıs'ın AB Konseyi dönem başkanlığının haziran sonunda tamamlanmasının ardından barış girişimini yeniden başlatacağını açıklamasına itiraz eden Hristodulidis, müzakerelere "gelecek hafta" başlamaya hazır olduğunu söylemişti.

Ancak Holguin'in temmuz sonunda girişimi yeniden başlatması ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in adayı ziyaret ederek iki liderle görüşmesinin ardından tablo değişti. Holguin, genişletilmiş konferans öncesinde iki liderin düzenli toplanması, güven artırıcı önlemlerde anlaşması ve süreç üzerinde uzlaşması gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da Hristodulidis ile her hafta görüşmeye hazır olduğunu açıkladı.

Buna rağmen Hristodulidis'in tavrı dikkat çekici biçimde yavaşladı. Erhürman ile yalnızca 26 Ağustos'ta görüşmeyi öneren Rum lider, Mart 2025'ten bu yana hiçbir sınır kapısının açılması konusunda ilerleme sağlayamadı. Gazete, liderlerin tek bir toplantıda somut adım atmasının ve yeni güven artırıcı önlemler üzerinde uzlaşmasının ne kadar gerçekçi olduğunu sorguluyor.

Yazıda asıl eleştiri okları ise AKEL ve DİSİ'ye yöneliyor. Geleneksel olarak çözüm yanlısı olan bu iki parti, Hristodulidis'in sözleriyle icraatları arasındaki çelişkiye sessiz kalıyor. Eski DİSİ lideri Averof Neofitu'nun Başkan'ın pasif yaklaşımını yüksek sesle eleştiren tek isim olduğu belirtilirken, ELAM'ın daha fazla sınır kapısı açılmaması yönündeki açıklamalarına karşın AKEL ve DİSİ'nin sessizliği "acınacak" olarak nitelendiriliyor. Gazeteye göre bu sessizlik, Hristodulidis'in ELAM'ın yönlendirdiği bölünme yolunda ilerlemesine zemin hazırlıyor.

Sık Sorulan Sorular

Hristodulidis, yılın başında müzakerelere "gelecek hafta" başlamaya hazır olduğunu söylerken, şimdi neden süreci ağırdan alıyor?
Habere göre, Hristodulidis'in tavrı belirgin biçimde yavaşladı ve Erhürman ile yalnızca 26 Ağustos'ta görüşmeyi önerdi.
BM'nin girişimleri sonrasında iki lider arasında hangi somut adım atıldı?
Habere göre, Mart 2025'ten bu yana hiçbir sınır kapısının açılması konusunda ilerleme sağlanamadı.
AKEL ve DİSİ'nin Hristodulidis'in tutumuna karşı tavrı ne oldu?
Geleneksel olarak çözüm yanlısı olan bu iki parti, Hristodulidis'in sözleriyle icraatları arasındaki çelişkiye sessiz kalıyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör