DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Siyaset

İncirli'den Guterres'e kritik çağrı: Ziyaret çözümün ilk adımı olsun

26 Temmuz 2026 120 okunma
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, BM Genel Sekreteri Guterres'in Kıbrıs ziyaretini yeni bir çözüm sürecinin başlangıcı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. İncirli, bu ziyaretin bir veda değil, adım adım ilerleyecek bir müzakere döneminin habercisi olması gerektiğini vurguladı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs'a yapacağı ziyaret öncesinde bir değerlendirmede bulundu. İncirli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yarım asrı aşkın süredir BM gündeminde yer alan Kıbrıs sorununda bu ziyaretin yeni bir sayfa açması gerektiğini ifade etti. Eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan dönemindeki diplomatik girişimlerin Kıbrıslı Türkler için önemli bir referans noktası olduğunu hatırlatan İncirli, Ban Ki-moon'dan sonra 16 yıl aradan sonra bir BM Genel Sekreteri'nin adaya resmi ziyaret gerçekleştireceğine dikkat çekti.

Guterres'in 27-29 Temmuz 2026 tarihleri arasında Kıbrıs'ta temaslarda bulunacağını belirten İncirli, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín Cuéllar'ın bir süredir taraflar ve garantör ülkeler arasında mekik diplomasisi yürüttüğünü kaydetti. Kamuoyunda sıkça sorulan "Neden şimdi?" sorusuna da yanıt veren İncirli, Guterres'in görev süresinin sona ermesine yakın bir dönemde "barış mirası" bırakma arzusunun bu ziyaretin ardındaki nedenlerden biri olduğunu savundu. Ancak İncirli'ye göre süreci asıl harekete geçiren etken, Ekim 2025'te Tufan Erhürman'ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle Kıbrıslı Türklerin çözüm yönündeki güçlü iradesini yeniden ortaya koyması oldu.

İncirli, Doğu Akdeniz'deki jeopolitik gelişmelerin de bu sürecin önemli bir parçası olduğunu belirterek, Kıbrıs sorununun çözümünün bölgesel barış, istikrar ve ortak refah açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Önceki müzakere süreçlerinden alınan dersler ışığında, yeni sürecin yenilikçi, sonuç odaklı ve takvimli olması gerektiğini ifade eden İncirli, güven artırıcı önlemler ve somut ilerlemeler üreten bir yöntemin benimsenmesi çağrısında bulundu.

Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliği ve güvenliğinden taviz verilmeden, iki toplumlu, iki bölgeli ve siyasi eşitliğe dayalı federal bir çözümün kalıcı barışın temelini oluşturacağını savunan İncirli, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: "Sayın Guterres’in kararlılığına ve saygın liderliğine olan güvenimizi yinelerken; bu ziyaretin son bir deneme ya da bir veda değil, bizi adım adım çözüme götürecek sürecin başlangıcı olarak okunması gerektiği yönündeki güçlü inancımızı paylaşırız."

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör