DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

İncirli'den hükümete sert tepki: Meclis'e gelmemek sorunları yok saymaz

17 Ağustos 2026 62 okunma
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, toplum güvenliğinin yalnızca suç istatistikleriyle ölçülemeyeceğini belirterek önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Hükümet milletvekillerinin olağanüstü toplantıya katılmamasına da tepki gösterdi.
Öne Çıkanlar
  • CTP Genel Başkanı İncirli, hükümetin Meclis'e gelmemesini sert şekilde eleştirdi.
  • İncirli, güvenliğin sadece suç rakamlarıyla değil, nüfus tespitiyle ele alınması gerektiğini söyledi.
  • Suç sayısındaki azalmanın toplumun daha güvenli olduğu anlamına gelmediğini belirtti.
  • İncirli, nüfusun kesin bilinmemesinin yönetim kapasitesinde sıkıntı yarattığını vurguladı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi, "Toplum Güvenliği Eylem Planı" başlığıyla Cumhuriyet Meclisi'nde bir basın toplantısı düzenledi. CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, güvenlik meselesinin sadece suç rakamları üzerinden okunamayacağını ifade ederek, nüfusun net biçimde tespit edilmesinden önleyici güvenlik adımlarına uzanan geniş kapsamlı bir yaklaşımın şart olduğunu dile getirdi.

İncirli, hükümet milletvekillerinin "Toplum Güvenliği" gündemiyle toplanan olağanüstü Meclis birleşimine katılmamasına sert çıktı. "Hükümetin Meclis'e gelmemesi gerçeği ortadan kaldırmaz" diyen İncirli, güvenlik alanındaki sorunların görmezden gelinerek ya da küçümsenerek çözülemeyeceğinin altını çizdi.

Güvenliğin yalnızca adli bir konu olmadığını, aynı zamanda siyasi bir mesele olduğunu savunan İncirli, toplam suç sayılarındaki azalmanın toplumun daha güvenli hale geldiği anlamına gelmediğini belirtti. Suçların sayısı kadar niteliğinin ve ağırlığının da değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden İncirli, toplumda güvenlik kaygısı yaratan suç türlerinin rakamların ötesinde ele alınması gerektiğini söyledi. Şiddet kültürünün toplumda yaygınlaştığını öne süren İncirli, bunun ciddi bir sorun olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.

Nüfus konusunun uzun süredir tahminler üzerinden yürütüldüğüne dikkat çeken İncirli, ülkede kaç kişinin yaşadığının kesin olarak bilinmemesinin yönetim kapasitesi açısından sıkıntı yarattığını vurguladı. Yalnızca toplam nüfusun değil, ülkede bulunan kişilerin hangi statüyle, nerede ve hangi amaçla yaşadığının da bilinmesi gerektiğini belirten İncirli, nüfus hareketlerinin doğru takip edilmesinin kamu hizmetlerinin planlanması ve toplum güvenliği açısından kritik önem taşıdığını dile getirdi.

Polisin suç işlendikten sonra faillerin yakalanması konusunda başarılı çalışmalar yürüttüğünü kabul eden İncirli, güvenlik politikasının bununla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. "Suç işlenmeden önce riskler belirlenmeli ve önüne geçilmelidir" diyen İncirli, önleyici güvenlik politikalarına ve yapısal değişikliklere ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Sık Sorulan Sorular

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, hükümet milletvekillerinin olağanüstü Meclis toplantısına katılmamasını nasıl değerlendirdi?
İncirli, hükümetin Meclis'e gelmemesinin gerçeği ortadan kaldırmayacağını ve güvenlik sorunlarının görmezden gelinerek ya da küçümsenerek çözülemeyeceğini belirtti.
İncirli'ye göre toplum güvenliği değerlendirilirken suç istatistiklerinin yanı sıra hangi unsurlar dikkate alınmalıdır?
Suçların sayısı kadar niteliğinin ve ağırlığının değerlendirilmesi gerektiğini, toplumda güvenlik kaygısı yaratan suç türlerinin rakamların ötesinde ele alınması gerektiğini söyledi.
İncirli'nin nüfus konusunda dile getirdiği temel sorun nedir?
Ülkede kaç kişinin yaşadığının kesin olarak bilinmemesinin, yönetim kapasitesi açısından sıkıntı yarattığını ve nüfusun uzun süredir tahminler üzerinden yürütüldüğünü vurguladı.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör