DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Siyaset

İYİ Partili Çömez’den hükümete KKTC tepkisi: “Tanıyan bir ülke gösterin”

24 Temmuz 2026 106 okunma
TBMM Genel Kurulu’nda Kıbrıs meselesi tartışılırken, İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, hükümetin KKTC politikasını eleştirerek uluslararası tanınma konusunda başarısız olunduğunu savundu.

Meclis Genel Kurulu’nda KKTC’nin isim değişikliği teklifinin görüşüldüğü oturumda söz alan Çömez, hükümetin Kıbrıs politikasına yönelik sert ifadeler kullandı. KKTC’yi tanıyan devlet sayısının yetersizliğine vurgu yapan Çömez, iktidara “Bir tane bana tanıyan devlet gösterin” sözleriyle yüklendi.

Çömez, Türk Devletleri Teşkilatı üyelerinin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile kurduğu diplomatik ilişkilere dikkat çekerek, “Yıllardır bu Kıbrıs’ı tanıtamadınız. Kaç tane Türk Cumhuriyeti Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nde büyükelçilik açtı? Siz neredeydiniz, neden engel olamadınız?” diye sordu. Azerbaycan örneğinin gerçeği yansıtmadığını belirten Çömez, “Azerbaycan’dan, dostluk grubundan bahsediyorsunuz ama ortada somut bir sonuç yok” ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs ziyareti öncesindeki diplomatik sürece de değinen Çömez, Avrupa Birliği Komisyonu’nun Türkiye aleyhine hazırladığı raporu hatırlattı. BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi tarafından hazırlanan taslak raporun, Türkiye’nin yıllardır savunduğu iki devletli çözüm anlayışını zedelediğini öne süren Çömez, “Bu, bizim iki devletli çözüm projemizi ayaklar altına alan bir gelişmedir” dedi.

Hükümetin Kıbrıs politikasında ciddi bir diplomatik kayıp yaşandığını savunan Çömez, “Kıbrıs meselesinde önemli irtifa kaybediyoruz. Oraya kurduğunuz saraylarla veya yaptığınız altyapı yatırımlarıyla değil, diplomatik gücünüzle Kıbrıs meselesine sahip çıkın” şeklinde konuştu. Konuşma, KKTC’nin adının “Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” olarak değiştirilmesine yönelik önerinin reddedildiği oturumda gerçekleşti.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör