Kalem ve Fotoğraf Makinesiyle Hedef Olan Gazeteci 52 Yıl Sonra Aynı Noktada Anıldı
- Adem Yavuz, 52 yıl sonra BM kontrolündeki ara bölgede törenle anıldı.
- Törene çok sayıda dernek ve Dış Basın Birliği temsilcileri katıldı.
- Yavuz, 1974'te Rum saldırısında şehit oldu; şoför Mehmet Raşit de öldü.
- Burhan Canbaz, gazetecilerin savaş bölgelerinde hedef olmaya devam ettiğini vurguladı.
Küçük Kaymaklı'daki Birleşmiş Milletler kontrolündeki ara bölgede gerçekleştirilen törene Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı Emekli Astsubaylar Derneği, Emekli Polisler Derneği, Sönmezliler Ocağı, Kıbrıs Türk Emekli Subaylar Derneği, TMT Mücahitler Derneği ile Dış Basın Birliği Başkanı ve temsilcileri katıldı.
Katılımcılar BM görevlilerinin refakatinde gruplar halinde ara bölgeye geçerek Yavuz'un saldırıya uğradığı aracın bulunduğu noktaya ulaştı. Tören, araca çelenk bırakılması ve saygı duruşuyla başladı.
Dış Basın Birliği Başkanı Burhan Canbaz burada yaptığı konuşmada, 52 yıl önce mesleğini icra ederken şehit olan Adem Yavuz'u anmak için toplandıklarını belirtti. Canbaz, bu noktanın 1974'te yaşananlar nedeniyle gazetecilik tarihine kara bir sayfa olarak geçtiğini ifade etti.
Yavuz'un Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında gazetecilik görevini yaparken Rumların saldırısına uğradığını aktaran Canbaz, saldırıda araç şoförü Mehmet Raşit'in de şehit edildiğini, araçta bulunan Hüseyin Kiracıoğulları'nın ise ağır yaralandığını hatırlattı. Canbaz, Yavuz'un saldırıdan sağ kurtulmasına rağmen esir tutulduğu sırada kendisine ateş edildiğini, günlerce yaşam mücadelesi verdiğini ancak ağır yaralarına yenik düşerek şehit olduğunu söyledi.
Burada hedef alınan kişinin elinde silah değil, kalem ve fotoğraf makinesi olan bir gazeteci olduğunu vurgulayan Canbaz, aradan geçen yarım asrı aşkın süreye rağmen gazetecilerin savaş ve çatışma bölgelerinde hedef olmaya devam ettiğine dikkat çekti. Canbaz, gerçeği kayıt altına almak ve kamuoyuna ulaştırmak isteyen gazetecilerin yaşam hakkının korunmasının insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu dile getirdi.
"Geçen yıllar yaşananları unutmamızı değil, tarihi gerçekleri daha güçlü biçimde hatırlamamızı gerektirir" diyen Canbaz, gazeteciliğin yalnızca bir meslek olmadığını, tarihe tanıklık etmek ve gerektiğinde büyük bedelleri göze alarak kamuoyunun haber alma hakkını savunmak olduğunu kaydetti. Konuşmanın ardından din görevlisi tarafından Yavuz için dua okundu.