DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Karpaz'ın Hassas Ekosistemine 43 Metrelik Heykel Tehdidi

09 Ağustos 2026 85 okunma
Biyologlar Derneği, Karpaz Yarımadası'na yapılması planlanan 43 metrelik "Asil Köylü" heykelinin bölgenin doğal dengesini bozacağını ve yeni yapılaşmanın önünü açacağını belirterek projeye sert tepki gösterdi.

Biyologlar Derneği Genel Sekreteri Hatice Benan Biçentürk, daha önce Beşparmak Dağları için gündeme gelen ve 50'den fazla sivil toplum örgütünün oluşturduğu platformun tepkisiyle rafa kalkan "Asil Köylü" heykeli projesinin bu kez Karpaz'a taşınmasına karşı çıktı. Erbil Arkın'a ait olduğu belirtilen ve maliyetinin 24 milyon dolar olduğu ifade edilen projenin, Karpaz Gate Marina'nın kiralanmasının hemen ardından yeniden gündeme getirildiğini savunan Biçentürk, Karpaz'ın üzerinde her türlü projenin uygulanabileceği boş bir arazi olmadığını, korunması gereken canlı bir ekosistem olduğunu vurguladı.

Karpaz Yarımadası'nın yaklaşık 300 bitki türüne, özgür eşeklere, Caretta caretta ve yeşil kaplumbağalara, nesli tükenme tehlikesi altındaki Akdeniz fokuna, 350'den fazla hayvan türüne ve iki Özel Çevre Koruma Bölgesi'ne ev sahipliği yaptığını hatırlatan Biçentürk, bölgenin bitki çeşitliliği ve endemik türler açısından paha biçilmez bir değer taşıdığını kaydetti. Bölgenin zenginliğinin yalnızca ekonomik hesaplarla ölçülemeyeceğini, bu doğal mirasın gelecek nesillerin de hakkı olduğunu ifade etti.

Son dönemde turizm ve ekonomik kalkınma vaatleriyle Karpaz'da ormanların yapılaşmaya açıldığını ve plansız faaliyetlerin arttığını belirten Biçentürk, ekosistemin rant uğruna yapılaşmaya açılmasının habitatların parçalanması, canlı türleri üzerindeki baskının artması, su ve toprak kaynaklarının kirlenmesi ve bölgenin taşıma kapasitesinin aşılması anlamına geleceğini söyledi. 43 metrelik heykelin inşaat aşamasında yaratacağı ekolojik tahribatın ve atıkların yanı sıra, proje tamamlandıktan sonra artacak insan faaliyetlerinin türler ve iklim üzerindeki baskıyı daha da artıracağını savundu.

Projenin yeni yolların açılması, ticari izinlerin verilmesi ve yeni yapılaşma faaliyetlerinin önünü açabileceğine dikkat çeken Biçentürk, sembolik bir eser ortaya koymak amaçlanıyorsa Ercan Havalimanı'ndan giriş yapanların ilk karşılaşacağı bölgelerden biri olan Mesarya'nın neden değerlendirme dışı bırakıldığını sordu. Karpaz'ın geleceğinin tek tek projeler üzerinden değil, bütüncül bir planlama anlayışıyla ele alınması gerektiğini vurgulayan Biçentürk, doğal alanların kaderinin kişisel yatırım ve rant beklentileri doğrultusunda belirlenemeyeceğini ifade etti. Biyologlar Derneği'nin doğanın sesi olmaya devam edeceğini belirten Biçentürk, tüm halkı Karpaz'ın doğasına sahip çıkmaya çağırdı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör