DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Siyaset

Kıbrıs Türk Ticaret Odası'ndan uyarı: Refah için ücret artışı değil, yapısal dönüşüm şart

23 Temmuz 2026 26 okunma
Kıbrıs Türk Ticaret Odası, yüksek enflasyon karşısında sadece maaşları yükseltmenin kalıcı çözüm olmadığını belirterek, hükümete popülist politikalardan vazgeçip üretimi ve rekabeti artıracak reformlara yönelme çağrısı yaptı.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO), mevcut ekonomik tabloda çalışanların satın alma gücünü korumanın elzem olduğunu ancak gerçek anlamda refaha ulaşmanın yolunun fiyatları düşürmekten geçtiğini vurguladı. Odadan yapılan yazılı açıklamada, enflasyon ve yüksek yaşam maliyetinin hâkim olduğu bir ortamda, sorunların kökenine inilmeden yapılan zamların kısa vadeli bir çözüm sunduğu ifade edildi.

Açıklamada, artan maaşların işletmelerin maliyetlerini yukarı çektiği, bu durumun da fiyatlara yansıyarak çalışanların cebindeki paranın değerini yeniden düşürdüğü kaydedildi. KTTO, bu kısır döngüden çıkış için popülist yaklaşımların terk edilmesi gerektiğini belirterek, "Artık popülist uygulamalar yerine, hayat pahalılığını düşürecek, üretimi artıracak ve ülkemizin rekabet gücünü yeniden inşa edecek cesur yapısal reformların hayata geçirilmesi gerekmektedir" ifadelerine yer verdi.

Odadan yapılan değerlendirmede, bölgedeki diğer ekonomilerle KKTC arasında oluşan iş gücü maliyeti farkının birçok sektörde rekabet avantajını ortadan kaldırdığına dikkat çekildi. Rekabet gücünü kaybeden bir ekonominin ne yeni yatırımlar çekebileceği ne de istihdam yaratabileceği vurgulanan açıklamada, bu durumun sürdürülebilir ücret artışlarını da imkânsız kıldığı belirtildi. Ülkenin içinde bulunduğu "ücret-fiyat sarmalından" kurtulması için yapısal reformlara yönelinmesi gerektiği yinelendi.

KTTO, hükümete yönelik çağrısında kamu harcamalarında verimlilik ve tasarrufun artırılmasını, bütçe disiplininin sağlamlaştırılmasını istedi. Açıklamada, kamu maliyesindeki sıkıntıların yeni vergi, harç ve benzeri yüklerle vatandaşın ve özel sektörün sırtına yüklenmemesi gerektiği kaydedildi. Toplumdan fedakarlık bekleniyorsa bunun öncülüğünün devlet tarafından yapılması gerektiği vurgulanarak, "Üst düzey kamu maaşları, milletvekili ödenekleri, dış temsilcilik giderleri ve tüm kamu harcamaları tasarruf anlayışıyla yeniden gözden geçirilmelidir" denildi. Ayrıca e-Devlet uygulamalarının hızla tamamlanması, bürokrasinin azaltılması, kayıt dışı ekonomiyle mücadele edilmesi ve temel tüketim ürünleri üzerindeki vergi yüklerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Açıklamada, KTTO'nun ücret artışlarına karşı olmadığı özellikle vurgulandı. Ancak üretmeyen, rekabet edemeyen ve sürekli borçlanarak varlığını sürdüren bir ekonominin çalışanına kalıcı refah, işverenine yatırım cesareti ve gençlerine gelecek umudu veremeyeceği belirtildi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör