DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Siyaset

Kıbrıs Türklerine bağımsızlık çağrısı: BM’ye tanınma talebi

27 Temmuz 2026 118 okunma
Bir yetkili, Birleşmiş Milletler ve üye ülkelere seslenerek, Kıbrıs Türk halkının bağımsız devletinin tanınması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, adada kalıcı çözümün ancak iki egemen devlet temelinde mümkün olabileceği ifade edildi.

Hasan Yılmaz Işık, yaptığı yazılı açıklamada Birleşmiş Milletler ve üye devletlere çağrıda bulundu. Işık, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e hitaben, Rum tarafının 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ni gasp ettiğini ve BM’nin bu durumu tanımaya devam ettiğini belirterek, bu koşullar altında adada çözümün mümkün olmadığını söyledi.

Açıklamada, Kıbrıs Türklerinin yıllardır barışçıl bir tutum sergilemesine rağmen mağdur edildiği kaydedildi. Işık, Annan Planı da dahil olmak üzere tüm çözüm girişimlerinin Rum tarafı tarafından reddedildiğini hatırlattı.

Işık, adada çözümün iki bağımsız devlet esasına dayanması ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin resmen tanınmasıyla mümkün olabileceğini yineledi. Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’e de seslenen Işık, Rumların adanın tek yasal sahibi olmadığını vurguladı.

Rum tarafının geçmişte Kıbrıs Türk halkının ortaklık haklarını gasp ettiğini belirten Işık, bu süreçte yaşanan mağduriyetlerden dolayı Kıbrıslı Türklerden özür dilenmesi ve tazminat ödenmesi gerektiğini ifade etti.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör