DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Kültür & Etkinlik

Kıbrıslı Türklerin 1950'lerden 1974'e Uzanan Hikayesi Belgesel Oluyor

21 Temmuz 2026 95 okunma
Kıbrıslı Türklerin 1950'lerden 1974'e kadar yaşadığı zorlu dönemi konu alan "DISPLACED: Bir Kıbrıslı Türk Hikayesi" belgeseli, 1 Ağustos'ta izleyiciyle buluşacak.

Freedom and Fairness for Northern Cyprus tarafından yapılan açıklamaya göre, belgesel 1 Ağustos'ta YouTube kanalında yayınlanacak. Fragmanı bugün yayına giren yapım, 1950'lerden başlayarak 1960'lar boyunca devam eden ve 1974 ile sonrasını kapsayan dönemi, olayları bizzat yaşayanların tanıklıklarına dayanarak aktarıyor.

Belgesel, yurttan edilme, kayıp ve direniş temaları etrafında şekilleniyor. Terk edilen evler, yakılan köyler ve yok edilen geçim kaynakları gibi konuların yanı sıra EOKA yılları, Aralık 1963'teki Kanlı Noel olayları, Larnaka Kayıp Otobüsü, Erenköy kuşatması, Geçitkale ve Boğaziçi gibi yerlere yönelik saldırılar da ele alınıyor. Yapım, 1974 yılı ve Taşkent, Muratağa, Sandallar ile Atlılar'da yaşanan katliamları işleyerek 1975 nüfus mübadelesi anlaşmasıyla sona eriyor.

Yönetici yapımcılığını Eren Ramadan'ın, yapımcı ve sunuculuğunu Mert Ahmet'in, yönetmenlik ve kurgusunu ise Afzal Choudhury'nin üstlendiği belgeselde on iki Kıbrıslı Türk'ün birinci elden tanıklığına yer veriliyor. Taşkent'ten Ersoy Taluğ, Erenköy'den Talat Onar, Vahibe Özkasırga ile Oğuz Serbaş, Poli'den Vedat Esendağ, Binatlı'dan Kemal Ahmet, Boğaziçi'nden İsmail Bozkurt, Lefkoşa'dan Taner Çuvalcıoğlu, Gazimağusa'dan Ayten Salih Berkalp, Leymosun'dan Beha Hüseyin Köprülü, Larnaka'dan Fatma Taşkan ve Muratağa'dan Şafak Nihat belgeselde yer alan isimler arasında bulunuyor.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör