DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

KKTC'de Yeni Dönem İçin Ankara Uyarısı: "Önce Türkiye'yi İkna Edin"

31 Temmuz 2026 111 okunma
Kıbrıs'ta BM Genel Sekreteri Guterres'in temaslarının ardından değerlendirmelerde bulunan iki eski üst düzey yetkili, KKTC'nin yeni Cumhurbaşkanı Erhürman'ın ilk iş olarak Türkiye ile yaşanan uyumsuzluğu gidermesi gerektiğini vurguladı.

Kıbrıs konusundaki son gelişmeler, ada siyasetinin önde gelen isimlerini ekranlara taşıdı. İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve eski Dışişleri Bakanı Özdil Nami, ayrı programlarda yaptıkları açıklamalarla yeni döneme ilişkin önemli mesajlar verdi. Her iki isim de Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın izleyeceği yol haritasında ilk durağın Ankara olması gerektiği konusunda hemfikir.

Mehmet Ali Talat, katıldığı televizyon programında, önümüzdeki süreçte atılacak adımların sıralamasına dikkat çekti. Talat, Erhürman'ın öncelikle Türkiye'yi kendi politikaları konusunda ikna etmesi gerektiğini, ardından geçmişte yaşanan sorunların onarılması ve son olarak da yeni bir atılım sürecine girilmesi gerektiğini ifade etti. Bu sürecin zorlu ancak kaçınılmaz olduğunu, alternatif bir yol bulunmadığını sözlerine ekledi.

Özdil Nami ise farklı bir programda benzer bir tabloyu "garip bir durum" olarak nitelendirdi. Ankara ile Cumhurbaşkanlığı arasında yaşanan belirsizliğe dikkat çeken Nami, mevcut gidişatın net bir politika çerçevesinden yoksun olduğunu ve bu bulanıklığın bir an önce giderilmesi gerektiğini belirtti. Eski bakan, Türkiye ile yaşanan sıkıntının açık olduğunu ve bu muğlaklık sürdüğü müddetçe başka aktörlerin desteğini almanın mümkün olmayacağını vurguladı.

Nami ayrıca, geçmişte Kıbrıs Türk tarafının belirlediği siyasi çizgiye Türkiye'nin destek verdiğini, ancak bugün bu dengenin tersine döndüğünü kaydetti. Erhürman'ın ortaya koyduğu dört maddelik yaklaşımın yalnızca KKTC tarafında değil, Türkiye tarafından da benimsenmesi gerektiğinin altını çizen Nami, ortak bir siyasi zemin oluşturulmadan dışarıya karşı güçlü bir duruş sergilenemeyeceğini sözlerine ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör