DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

KKTC'den AB'nin yeni atamasına sert tepki: "Meşru değil"

30 Temmuz 2026 48 okunma
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği'nin "Kıbrıs Özel Temsilcisi" olarak Raffaele Fitto'yu atamasını kınadı ve bu görevlendirmeyi meşru görmediklerini bildirdi.

KKTC Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği tarafından Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto'nun "Kıbrıs Özel Temsilcisi" olarak atanmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in dahi Kıbrıs konusunda özel bir temsilci belirlemediği hatırlatıldı. Bakanlık, AB'nin bu atamayı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin talebiyle, KKTC'nin onayı alınmadan ve Kıbrıs Türk halkının iradesi göz ardı edilerek yaptığını vurguladı.

Dışişleri Bakanlığı, Fitto'nun bu sıfatla KKTC'de gerçekleştireceği herhangi bir faaliyetin veya bir sürece dahil olma çabasının hükümet tarafından tanınmayacağını belirtti. Açıklamada, "Kendisinin de herhangi bir şekilde muhatap alınması söz konusu değildir" ifadesine yer verildi. Bakanlık, AB'nin 2004 yılında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni tek taraflı olarak üyeliğe kabul ederek Kıbrıs sorunundaki tarafsızlığını yitirdiğini savundu.

Açıklamada, AB'nin Kıbrıs meselesine olumlu katkı sağlamak istemesi durumunda, Kıbrıs Türk halkına verilen sözleri yerine getirmesi gerektiği vurgulandı. Özellikle siyasi, ekonomik, kültürel ve sportif alanlarda uygulanan izolasyonların kaldırılması için somut adımlar atılması gerektiği ifade edildi.

KKTC Dışişleri Bakanlığı, Ada'da iki ayrı halk, iki ayrı devlet ve iki ayrı demokratik otorite bulunduğunu belirterek, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün ancak tarafların egemen eşitliği ve eşit uluslararası statülerinin tanınmasıyla mümkün olacağını kaydetti. Açıklamada, iki devlet arasında iş birliğine dayalı bir ilişki kurulması gerektiği vurgulanırken, bu gerçekler kabul edilmeden atılacak tek taraflı adımların Kıbrıs Türk halkı için herhangi bir hukuki veya siyasi sonuç doğurmayacağı belirtildi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör