DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Köroğlu'ndan sert çıkış: Konuşmaktan değil, uygulamamaktan yorulduk

29 Ağustos 2026 106 okunma
Halkın Partisi MYK Üyesi Dt. Teksen Köroğlu, ülkenin temel sorunlarının yıllardır bilinmesine rağmen çözüme kavuşturulamadığını belirterek, asıl meselenin konuşmak değil uygulama eksikliği olduğunu vurguladı.
Öne Çıkanlar
  • Sorunların konuşmaktan değil, uygulanmamasından kaynaklandığını söyledi.
  • Sağlık, eğitim, ekonomi gibi konuların birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti.
  • Plansız ve kontrolsüz nüfus artışına karşı olduğunu vurguladı.
  • Çalıştay kararlarının icraat olmadığını, eski sözlerin hesabının verilmesi gerektiğini ifade etti.

Halkın Partisi Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Dt. Teksen Köroğlu, Radyo Mayıs'ta Meltem Sakin'in sorularını yanıtlarken ülkenin kronikleşen sorunlarına dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Köroğlu, yıllardır aynı konuların gündeme getirildiğini ancak somut bir ilerleme kaydedilemediğini ifade ederek, "Sorunları konuşamadığımız için değil, konuştuğumuz halde uygulamadığımız için sorun yaşıyoruz" dedi.

Ülkenin en temel meselesinin plansızlık ve günü kurtarma anlayışı olduğuna dikkat çeken Köroğlu, sağlık, eğitim, ekonomi, trafik, çevre, enerji, su ve nüfus konularının birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti. Sağlık sistemindeki güven kaybına işaret eden Köroğlu, ilaç teminindeki aksaklıklar ve 112 hizmetlerindeki yetersizliklerin doğrudan insan hayatını etkilediğini söyledi. "Hastane binası yapmak tek başına sağlık sistemi kurmak değildir. Sağlığın merkezinde insan olmalı; sağlıkta günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir devlet anlayışına ihtiyaç vardır" ifadelerini kullandı.

Geçim sıkıntısının ciddi boyutlara ulaştığını dile getiren Köroğlu, siyasetin yalnızca seçim dönemlerinde verilen vaatlerden ibaret olmaması gerektiğini, halkın tutulmayan sözlerden yorulduğunu kaydetti. Nüfus politikasına da değinen Köroğlu, insana veya nüfusa karşı olmadığını ancak plansız ve kontrolsüz nüfus artışına karşı olduğunu vurguladı. Bir ülkenin sağlık, eğitim, su, enerji, trafik, konut ve çevre kapasitesinin hesaplanmadan nüfus artırılmasının devlet yönetimi olmadığını belirtti.

Son dönemde düzenlenen çalıştaylara da eleştiri getiren Köroğlu, çalıştay yapmanın sorun olmadığını ancak bunların ülke yönetiminin kendisi haline getirilemeyeceğini söyledi. "Çalıştay kararı icraat değildir, rapor çözüm değildir. Artık yeni sözlerden önce eski sözlerin hesabı verilmelidir" diyen Köroğlu, hangi kararların uygulanıp uygulanmadığının halka açıklanması gerektiğini ifade etti. Halkın Partisi olarak yalnızca eleştirmediğini, çözüm önerileri de sunduklarını belirten Köroğlu, gerçek nüfusun tespit edilmesi, ülkenin taşıma kapasitesinin ortaya konulması ve tüm altyapının buna göre planlanması gerektiğini vurguladı.

Köroğlu, halka da sandıkta daha sorgulayıcı olma çağrısında bulunarak, "Sadece 'Ne yapacaksın?' diye sormayın. 'Nasıl yapacaksın, ne zaman yapacaksın, hangi kaynakla yapacaksın ve yapmazsan kim hesap verecek?' diye sorun" dedi. Sözlerini tamamlarken meselenin yalnızca bir sonraki hükümetin kim olacağı değil, çocuklara nasıl bir ülke bırakılacağı olduğunu belirten Köroğlu, teşhisin, sorunların ve çözümün belli olduğunu, eksik olanın siyasi irade, kararlılık ve halkın değişim iradesi olduğunu sözlerine ekledi.

Sık Sorulan Sorular

Dt. Teksen Köroğlu, ülkenin temel sorunlarının çözülememesinin ana nedeni olarak neyi gösteriyor?
Sorunların konuşulamadığı için değil, konuşulduğu halde uygulanmadığı için yaşandığını belirtiyor.
Köroğlu'na göre sağlık sistemindeki temel eksiklikler nelerdir?
İlaç teminindeki aksaklıklar ve 112 hizmetlerindeki yetersizliklerin doğrudan insan hayatını etkilediğini, hastane binası yapmanın tek başına sağlık sistemi kurmak olmadığını söylüyor.
Köroğlu'nun nüfus politikasına yaklaşımı nedir?
İnsana veya nüfusa karşı olmadığını ancak sağlık, eğitim, su, enerji, trafik, konut ve çevre kapasitesi hesaplanmadan yapılan plansız ve kontrolsüz nüfus artışına karşı olduğunu belirtiyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör