DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Koruma Altındaki Bölgelerde İzinsiz İnşaat Uyarısı

03 Ağustos 2026 36 okunma
Şehir Plancıları Odası, koruma alanlarında yürütülen bazı projelerde Anıtlar Yüksek Kurulu onayı alınmadan çalışmalara başlandığını açıkladı. Bu durumun kültürel miras açısından telafisi mümkün olmayan zararlara yol açabileceği vurgulandı.

Şehir Plancıları Odası tarafından yapılan yazılı açıklamada, koruma statüsü bulunan bölgelerde hayata geçirilmesi öngörülen kimi projelerde yasal prosedürün atlandığı belirtildi. Açıklamaya göre, İmar Yasası ve Eski Eserler Yasası çerçevesinde bu tür alanlarda planlama onayı için başvuru şartı bulunuyor ve Anıtlar Yüksek Kurulundan uygunluk kararı alınması gerekiyor.

Oda, buna rağmen pek çok projede kurul kararı çıkmadan çalışmalara erkenden başlandığının ya da onay süreci tamamlanmadan uygulama aşamasına geçildiğinin gözlemlendiğini ifade etti. Açıklamada, söz konusu durumun hem kültürel mirasın korunması hem de yasal işleyişin sağlıklı yürütülmesi bakımından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekildi.

Anıtlar Yüksek Kurulu kararı olmaksızın başlatılan uygulamaların, kültürel miras alanlarında geri dönüşü olmayan kayıplara neden olabileceği uyarısında bulunuldu. Ayrıca kurulun, çalışmalar başladıktan sonra uygunluk kararı vermeye zorlandığı bir tabloyla karşı karşıya kaldığı aktarıldı.

Kültürel mirasın korunmasının yalnızca ilgili kurumların değil, toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğu vurgulanan açıklamada, koruma alanlarındaki her türlü proje ve uygulamada yasal izinler ile kurul kararları eksiksiz tamamlanmadan çalışmalara başlanmamasının büyük önem taşıdığı kaydedildi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör