"Küçük Olmamız Dünyaya Kapanmayı Değil, Daha Akıllı Olmayı Gerektiriyor"
Engin Deniz Görgüner, küçük bir ada toplumu olan Kuzey Kıbrıs'ta konut stokunun, sağlık ve eğitim altyapısının, enerji, su ve ulaşım kapasitesinin sınırsız olmadığını vurguladı. Bu gerçekten hareketle nüfus politikasının yalnızca bir muhaceret meselesi olarak görülemeyeceğini, ekonomi, şehirleşme, işgücü ve toplumsal yapıyı doğrudan ilgilendiren bir kalkınma konusu olduğunu ifade etti.
Ülkede kaç kişinin yaşadığı, bunların kaçının vatandaş, çalışma izinli, öğrenci veya ikamet sahibi olduğu, kaçının ziyaretçi gelip hâlâ burada bulunduğu ve yasal kalış süresi sona erenlerin sayısı gibi temel soruların hâlâ yaklaşık rakamlarla tartışılmasını ciddi bir kurumsal kapasite sorunu olarak niteleyen Görgüner, güvenilir bir nüfus sayımı yapılması ve sürekli güncellenen bir nüfus ile ikamet sistemi kurulması gerektiğini belirtti. Giriş çıkışlar, doğum ve ölümler, çalışma izinleri, üniversite kayıtları ve ikamet statülerinin ortak bir dijital altyapıda birbirini doğrulaması gerektiğini söyleyen Görgüner, yapay zekâ ve veri analizinin süresi geçmiş izinlerin, sahte veya mükerrer kayıtların tespitinde kullanılabileceğini dile getirdi.
Ülkeye gelmek ile yerleşmek arasında açık bir ayrım kurulması gerektiğinin altını çizen Görgüner, turist olarak giriş yapmanın yıllarca burada yaşamanın yolu olmaması, öğrenci statüsünün eğitimle, çalışma izninin ise gerçek bir çalışma ilişkisiyle bağlantılı olması gerektiğini kaydetti. Uzun süreli ikamette daha seçici bir sisteme geçilmesini öneren Görgüner, bu seçiciliğin milliyete veya kökene göre değil, kişinin geliş amacı ve bireysel niteliğine göre yapılması gerektiğini vurguladı. Mesleki yeterlilik, uzmanlık, sürdürülebilir gelir, girişimcilik kapasitesi, hukuki geçmiş ve ülkenin ihtiyaç duyduğu alanlara katkı gibi açık kriterlerin esas alınması çağrısında bulundu.
Kuzey Kıbrıs'ın geniş bir iç pazara veya büyük doğal kaynaklara sahip olmadığını hatırlatan Görgüner, refahın yalnızca nüfus artışı ve düşük katma değerli işler üzerine kurulamayacağını, bilgi, sermaye, uzmanlık, teknoloji ve girişimcilik üzerinden daha yüksek değer üreten bir ekonomik yapıya ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Göç politikasının aynı zamanda kalkınma politikası olması gerektiğini belirten Görgüner, nitelikli profesyoneller, girişimciler ve ihtiyaç duyulan alanlardaki uzmanlar için hızlı ve öngörülebilir ikamet yolları oluşturulmasını, bunun sınırını ise ülkenin taşıma kapasitesinin belirlemesini önerdi. Konut, hastane, okul, trafik, su, elektrik, kanalizasyon ve işgücü piyasasının kapasitesinin her yıl ölçülerek kamuoyuna açık bir Nüfus ve Taşıma Kapasitesi Raporu yayımlanması ve ikamet politikasının bu verilere göre şekillenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.