DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Kuzey Kıbrıs'ta Bağımsız Medyaya Yönelik Dijital Baskı Uluslararası Platformlarda

14 Ağustos 2026 62 okunma
Bot hesaplar üzerinden yapılan sahte telif şikayetleriyle sosyal medya hesaplarının kapatılmasının ardından Meta'ya dava açmaya hazırlanıyor. Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi'nin projesi de gazeteye yönelik saldırıları dünya kamuoyuna taşıdı.
Öne Çıkanlar
  • Bağımsız gazete, bot hesaplarla yapılan sahte telif şikayetlerine karşı Meta'ya dava açmaya hazırlanıyor.
  • Temmuz 2026'da Genel Yayın Yönetmeni Pınar Barut'un Meta hesapları devre dışı bırakıldı.
  • Saldırılar, yolsuzluk tutuklamaları ve grev haberlerinin ardından Nisan 2026'dan beri sürüyor.
  • Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi, gazete ve Barut'un sürecini dünya kamuoyuna duyurdu.

Kıbrıs'ın kuzeyinde yayın yapan bağımsız haber kuruluşu, hükümet ve çeşitli güç odaklarının başlattığı iddia edilen dijital saldırılar karşısında hukuki mücadele başlatıyor. Gazete yönetimi, bot hesaplar aracılığıyla yapılan sahte telif hakkı şikayetleri ve sayfa kapatma girişimlerine karşı Meta'ya dava açma hazırlığında.

Saldırı sürecinin, geçtiğimiz dönemde yaşanan büyük genel grev ve hükümet bürokratlarının yolsuzluk ile rüşvet suçlamalarıyla tutuklanmasına ilişkin mahkeme haberlerinin yayımlanmasının ardından başladığı belirtiliyor. Gazete, sürecin daha sonra hem hükümet içindeki hem de medyadaki küçük gruplar tarafından sürdürüldüğünü öne sürüyor.

26 Temmuz 2026 tarihinde ve Genel Yayın Yönetmeni Pınar Barut'un Meta hesapları devre dışı bırakıldı. Yaklaşık 97 bin takipçisi bulunan gazetenin ana Facebook ve Instagram hesapları ile iki ek yönetici hesabının koordineli bir kampanyayla hedef alındığı bildirildi. Nisan 2026'dan bu yana süren saldırılarda, Meta platformlarındaki içeriklerin çok sayıda sahte telif hakkı şikayetiyle karşı karşıya kaldığı kaydedildi.

Gazete yönetimine göre, şikayetler biriktikçe Meta'nın otomatik sistemleri hesapları defalarca telif hakkı ihlali olarak değerlendirdi ve içerikleri kaldırdı. Ancak bu iddialara karşı çıkmak için anlamlı bir fırsat sunulmadığı ifade ediliyor. Önceki bir içerik kaldırma sürecinde şikayetlerin Hindistan'dan gelen hesaplara bağlandığı ve eleştirel gazeteciliği susturmak amacıyla dış kaynaklı toplu haber hizmetlerinin kullanıldığı öne sürülüyor.

Yolsuzluk ve organize suç haberleriyle tanınan araştırmacı gazeteci Barut'un kişisel hesabına bağlı olan gazete hesaplarının askıya alınmasının, haber yapılan gruplar adına hareket ettiği iddia edilen sahte hesaplar üzerinden yürütülen koordineli bir saldırının sonucu olduğu belirtiliyor. 2021 yılında da gazete ve Barut, önde gelen bir iş insanını organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığına bağlayan iddiaları haberleştirdikten sonra siber saldırılara ve tehditlere maruz kalmıştı.

Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi'nin Avrupa'daki basın özgürlüğü ihlallerini izleyen Mapping Media Freedom projesi, ve Pınar Barut'un yaşadığı süreci gündemine alarak dünya kamuoyuna duyurdu. Gazete yönetimi, dünyadaki basın ve ifade özgürlüğü konusunda örgütlü platformlar ve uzman Avrupa hukuk ofisleriyle görüşmeler gerçekleştirdi.

Sık Sorulan Sorular

Gazetenin Meta hesapları ne zaman ve kimin hesaplarıyla birlikte devre dışı bırakıldı?
26 Temmuz 2026 tarihinde, Genel Yayın Yönetmeni Pınar Barut'un Meta hesapları ile gazetenin ana Facebook ve Instagram hesapları ve iki ek yönetici hesabı devre dışı bırakıldı.
Saldırıların başlamasına neden olan haberler hangi konularla ilgiliydi?
Saldırılar, büyük genel grev ve hükümet bürokratlarının yolsuzluk ile rüşvet suçlamalarıyla tutuklanmasına ilişkin mahkeme haberlerinin yayımlanmasının ardından başladı.
Gazetenin ana hesabının takipçi sayısı kaçtı ve saldırılar ne zamandan beri sürüyor?
Gazetenin ana Facebook ve Instagram hesaplarının yaklaşık 97 bin takipçisi vardı ve saldırılar Nisan 2026'dan bu yana sürüyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör