DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

KTÖS'ten sert uyarı: Kıbrıslıtürklere yönelik tecrit artık devlet politikasına dönüştü

28 Ağustos 2026 88 okunma
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, ELAM'ın başlattığı tecrit siyasetinin Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ana akım siyaseti ve devlet kurumları tarafından benimsendiğini belirterek, Kıbrıslıtürklerin dünyayla doğrudan bağ kurmasını sağlayacak somut adımların atılması gerektiğini vurguladı.
Öne Çıkanlar
  • KTÖS, etkinlik iptallerinin ELAM'ın tecrit politikasının devlet uygulamasına dönüştüğünü savunuyor.
  • Maviş, NEXUS Festivali ve Barcelona kampı dahil birçok etkinliğin hedef alındığını belirtti.
  • Kıbrıs Cumhuriyeti, Futbol Federasyonu ve Avrupa Parlamentosu temsilcilerinin sürece dahil olduğu iddia edildi.
  • Maviş, engellemelerin güvensizliği artıracağını ve bölünmüşlüğü derinleştireceğini vurguladı.

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası Genel Sekreteri Burak Maviş, son dönemde yaşanan etkinlik iptallerinin basit bir tesadüf olmadığını, aşırı sağcı ELAM'ın "Hoşgörü bitti" söylemiyle başlattığı tecrit politikasının artık Kıbrıs Cumhuriyeti'nin resmi uygulaması haline geldiğini ifade etti.

Maviş yazılı açıklamasında, Girne'de planlanan NEXUS Müzik Festivali ile çocuklara yönelik Barcelona futbol kampının iptal edildiğini hatırlatarak, Zamna Festivali, halk dansları etkinlikleri, üniversitelerin uluslararası sıralamalardaki konumu ve yabancı siyasetçilerin Kıbrıslıtürklerle temaslarının da hedef alındığını kaydetti. Bu girişimlerin yalnızca ELAM'la sınırlı kalmadığını belirten Maviş, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin diplomatik olanakları, Kıbrıs Futbol Federasyonu, Avrupa Parlamentosu'ndaki bazı temsilciler ve farklı siyasi çevrelerin de sürece dahil olduğunu dile getirdi.

Müziğin, sanatın ve çocukların spor yapmasının engellenmesinden zafer çıkmayacağını vurgulayan Maviş, bu tür engellemelerin yalnızca toplumlar arasındaki güvensizliği büyüteceğini ve Kıbrıs'ın bölünmüşlüğünü derinleştireceğini söyledi. Uluslararası bir sanatçının Girne'de sahneye çıkmasının KKTC'nin tanınması anlamına gelmediğini belirten Maviş, yabancı bir futbol akademisinin Kıbrıslıtürk çocuklara eğitim vermesinin de diplomatik tanıma olmadığını ifade etti.

2003'te geçiş kapılarının açılmasıyla iki toplumun yeniden buluştuğunu ve 2004'te Kıbrıslıtürklerin yüzde 65'inin Annan Planı'na "evet" dediğini hatırlatan Maviş, AB Konseyi'nin izolasyona son verme iradesini kayda geçirmesine rağmen bunun fiiliyatta hayata geçmediğini belirtti. İnsanların bireysel olarak kuzeye geçip konaklayabildiğini ancak aynı insanların bir konser veya spor kampı aracılığıyla Kıbrıslıtürklerle buluşmasının "normalleşme" gerekçesiyle engellendiğini söyleyen Maviş, bu açık çelişkinin cevabının hukukta değil, Kıbrıslıtürkleri görünmez kılmak isteyen siyasi anlayışta olduğunu kaydetti.

1960 Cumhuriyeti'nin iki toplumun anayasal ortaklığı temelinde kurulduğunu vurgulayan Maviş, Kıbrıslıtürklerin bu devletin azınlığı değil kurucu ortaklarından biri olduğunu belirtti. 1963 sonrası yaklaşık 30 bin Kıbrıslıtürkün evinden olduğunu ve BM Genel Sekreteri U Thant'ın 1964'teki raporunda bu kısıtlamaların "gerçek bir kuşatma" düzeyine ulaştığını tarihe not düştüğünü hatırlatan Maviş, 2026 yılına gelindiğinde Kıbrıslıtürkleri topluca cezalandırma anlayışının sürdüğünü ifade etti. Kıbrıs sorununda nihai çözüme ulaşılıncaya kadar Kıbrıslıtürklerin spor, kültür, sanat ve eğitim alanlarında dünyayla doğrudan bağ kurmasını sağlayacak somut adımların atılmasının elzem olduğunu belirten Maviş, KTÖS'ün bu yönde her türlü yapıcı sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğunu sözlerine ekledi.

Sık Sorulan Sorular

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, hangi etkinliklerin iptal edildiğini veya hedef alındığını belirtti?
Girne'deki NEXUS Müzik Festivali ve Barcelona futbol kampının iptal edildiğini; Zamna Festivali, halk dansları etkinlikleri, üniversitelerin uluslararası sıralamaları ve yabancı siyasetçilerin temaslarının da hedef alındığını kaydetti.
Maviş'e göre, Kıbrıslıtürklere yönelik tecrit politikasını yalnızca ELAM mı uyguluyor?
Hayır, Maviş bu girişimlerin ELAM'la sınırlı kalmadığını; Kıbrıs Cumhuriyeti'nin diplomatik olanakları, Kıbrıs Futbol Federasyonu, Avrupa Parlamentosu'ndaki bazı temsilciler ve farklı siyasi çevrelerin de sürece dahil olduğunu ifade etti.
Maviş, uluslararası bir sanatçının Girne'de sahneye çıkması veya yabancı bir futbol akademisinin eğitim vermesi konusunda ne söyledi?
Bu tür etkinliklerin KKTC'nin tanınması veya diplomatik tanıma anlamına gelmediğini belirtti.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör