DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Siyaset

Meclis’te KKTC’nin İsmi İçin Yeni Öneri: “Kıbrıs Türk Cumhuriyeti”

23 Temmuz 2026 100 okunma
Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, TBMM Genel Kurulu’nda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin adının değiştirilmesini teklif etti. Kaya, Kıbrıs Türk halkının ada genelinde ve doğal kaynaklar üzerinde hak sahibi olduğunu savundu.

TBMM Genel Kurulu’nda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ilişkin bir grup önerisi ele alındı. Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, kürsüde yaptığı konuşmada, Doğu Akdeniz’deki artan gerilimlere dikkat çekerek Kıbrıs’ın Türkiye için stratejik önemini vurguladı. Kaya, mevcut ismin “Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” olarak güncellenmesi gerektiğini belirtti.

Kaya, Kıbrıs Türk halkının sadece adanın kuzeyinde değil, tüm Kıbrıs’ta söz sahibi olduğunu ifade etti. Hidrokarbon kaynakları üzerindeki eşit haklara işaret eden Kaya, “Adanın tamamında söz hakkı sahibiysek, hidrokarbon yataklarının tamamında Kıbrıs Türk halkının da hakkı varsa bundan sonra adanın kuzeyi, güneyi yoktur. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adı altında bu yola devam edilmelidir” dedi. Bu açıklamanın, Kıbrıs Türk tarafının yalnızca kuzeyi temsil ettiği algısına karşı bir siyasi duruş olduğu belirtiliyor.

Kaya, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin 1974 öncesi ve sonrasında Kıbrıslı Türkler arasında ayrım yaratmaya çalıştığını öne sürerek bu tür girişimlere karşı uyarıda bulundu. Milletvekilinin önerisi kişisel bir siyasi teklif niteliği taşırken, KKTC’nin resmi adının değiştirilmesine yönelik Meclis’ten alınmış bir karar bulunmuyor.

Genel Kurul’da söz alan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş ise Rum yönetiminin adanın tamamını kontrol altına alma hedefinden vazgeçmediğini söyledi. Türkiye için çözülmemiş bir “Kıbrıs sorunu” olmadığını savunan Türkeş, iki devletli çözüm ve egemen eşitlik politikasını desteklediklerini ifade etti. Türkeş, “Türkiye’nin kırmızı çizgileri açıktır. Federasyona dönüş yoktur. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenliğinden taviz yoktur. Türkiye’nin etkin ve fiilî garantörlüğü tartışılamaz, Türk askerinin Ada’daki varlığı müzakere konusu yapılamaz” şeklinde konuştu. Türkeş, KKTC’nin varlığını koruyacağını ve uluslararası alanda tanınacağını belirterek Kıbrıs meselesinin “Mavi Vatan” politikasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör