Muhalefette İstifa Çağrısı Yapan HP, İktidar Döneminde Aynı Tavrı Gösteremedi
- HP, 2016'da muhalefetteyken UBP'li bakan Kemal Dürüst'e siyasi sorumluluk çağrısı yaptı.
- 'de HP'li Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan, ölümlü kaza sonrası istifa çağrılarına rağmen görevde kaldı.
- HP, kendi bakanı için siyasi sorumluluk standardını uygulamadı, hukuki sorumluluk ayrımını gözetmedi.
- Kudret Özersay, 2026'da hesap verebilirlik vurgusu yaptı ancak partinin geçmişteki tutumuyla çelişki oluştu.
Halkın Partisi 6 Ocak 2016'da siyaset sahnesine çıktığında, kuruluş felsefesini şeffaflık, hesap verebilirlik, liyakat ve hukukun üstünlüğü üzerine inşa etmişti. Kudret Özersay liderliğindeki parti, eski siyaset anlayışına karşı yeni bir yönetim modeli vaat ediyordu. Hesap soran ama gerektiğinde hesap veren bir anlayış, HP'nin en güçlü siyasi sermayelerinden biri olarak öne çıkıyordu.
Ancak aradan geçen yıllar, bu ilkelerin iktidar döneminde ne kadar uygulanabildiğine dair ciddi soru işaretleri ortaya çıkardı. 29 Kasım 2016'da Girne-Değirmenlik Dağyolu'nda meydana gelen trafik kazasında minibüs şoförü Denktaş Mutluel ile Bülent Ecevit Anadolu Lisesi öğrencileri Sude Demirkıran ve İlayda Yeliz Öztürk hayatını kaybetmiş, yedi kişi yaralanmıştı. O dönemde UBP-DP koalisyonu iktidardaydı ve Ulaştırma Bakanlığı koltuğunda Kemal Dürüst oturuyordu. Henüz hükümette olmayan HP cephesinde siyasi sorumluluk tartışması alevlenmiş, daha sonra HP'nin Ulaştırma Bakanı olacak Tolga Atakan'ın Dürüst'e yönelik "Sokağın sesini dinle" sözleri dikkat çekmişti.
İki yıl sonra tablo tamamen değişti. 2 Şubat 2018'de CTP-HP-TDP-DP koalisyonu kuruldu ve Ulaştırma Bakanlığı HP'ye geçti. Tolga Atakan bakanlık koltuğuna oturdu. 5 Aralık 2018'de ise Girne-Lefkoşa anayolunun Ciklos mevkiinde şiddetli yağışların ardından yaşanan felakette Gaye Soyutok, Günay Kandaz, Tolga Bekçi ve Ahmet Kılıç yaşamını yitirdi. Facianın ardından yolun yapısı, menfezler ve altyapı tartışma konusu oldu. Dönemin UBP milletvekili Ersan Saner, KTMMOB'nin mühendislik hatalarına işaret eden değerlendirmelerini gündeme taşıyarak Atakan'ı istifaya çağırdı. Ancak ne Atakan istifa etti ne de HP bakanını görevden çekti.
Bu noktada hukuki sorumluluk ile siyasi sorumluluk arasındaki ayrım önem kazanıyor. Bir bakanın istifa etmesi için kişisel suç işlemiş olması gerekmez; yönettiği alanda yaşanan ağır başarısızlık veya toplum güvenini sarsan olaylar karşısında siyasi sorumluluk gündeme gelebilir. HP'nin 2016'da başkalarına karşı savunduğu bu standart, 2018'de kendi bakanı söz konusu olduğunda uygulanmadı. Aralık 2019'da yaşanan bir başka ölümlü kazanın ardından Atakan'ın istifa düşüncesini dönemin Başbakanı Ersin Tatar'a ilettiği kamuoyuna yansıdı ancak istifa yine gerçekleşmedi.
Bugün Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, 31 Ağustos 2026'da yaptığı açıklamada liyakat, denetim, şeffaflık ve hesap verebilirliği yeniden gündeme taşıdı. "Hesap sormadıkça bir arpa boyu yol alamayız" diyen Özersay'ın bu çıkışı, partinin geçmişteki iktidar pratiğiyle karşılaştırıldığında önemli bir siyasi hafıza sınavına dönüşüyor. Muhalefetteyken istifa istemek kolaydır; asıl mesele aynı standardın iktidardayken de korunup korunmadığıdır.