DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Güney Kıbrıs

Nixon'dan Ecevit'e "Manda" Uyarısı: Mektup Hiç İletilmedi

20 Temmuz 2026 28 okunma
Kıbrıslı gazetecilerin yeni kitabı, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı öncesinde ABD Başkanı Nixon'ın Başbakan Ecevit'e gönderdiği tehditkar mektubun, bir telefon görüşmesi sırasında hiç teslim edilmediğini ortaya koydu.

Kıbrıslı gazeteciler Michalis Ignatiou ve Costas Venizelou tarafından kaleme alınan "Guilant" (Suçlu) adlı kitapta, 1974 yılında Türkiye'nin Kıbrıs'a askeri müdahalesi öncesinde yaşanan diplomatik perde arkası gün yüzüne çıktı. Kitap, dönemin ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger'ın süreçteki rolüne ışık tutarken, Başkan Richard Nixon'ın Başbakan Bülent Ecevit'e hitaben yazdığı bir mektubun varlığını belgeliyor.

Philenews'in aktardığı bilgilere göre, Nixon imzalı mektup, 19 Temmuz 1974 Cuma günü Ankara'ya getirildi. Dönemin ABD Büyükelçisi William B. Macomber ve Büyükelçiliğin ikinci numaralı diplomatı James W. Spain, mektubu Ecevit'e iletmek üzere Başbakanlık ofisine gitti. Ancak kitapta anlatıldığına göre, iki diplomat odaya girdiklerinde Ecevit, Kissinger ile telefonda görüşüyordu. Ecevit'in "kalın" işareti yapması üzerine konuşmanın bir kısmına tanık oldular.

Kitaba göre, Nixon'ın mektubu, içerik açısından 1964'te Lyndon Johnson'ın İsmet İnönü'ye gönderdiği meşhur mektuptan daha sertti. Mektubun, "Türkiye'nin Amerikan mandasına uymaması halinde tehdit edilmesini" içerdiği belirtiliyor. Telefon görüşmesinde Kissinger'ın Ecevit'e "Bülent, bunu yapmamalısın. Sana başka yollarla yardım edeceğiz ama Yunanistan'la savaşı başlatmamalısın" dediği, Ecevit'in ise "Durumunuzu anlıyorum ama Tanrı'nın yardımıyla başka bir şey yapamayız" yanıtını verdiği ifade ediliyor.

Görüşmenin ardından Ecevit, diplomatlara "Sizin için ne yapabilirim beyler?" diye sordu. Spain, mektubu cebinde tutmasını işaret eden Büyükelçi Macomber'ın ardından Ecevit'e sadece durumu öğrenmeye geldiklerini söyledi. Ecevit ise "Yarın sabah gideceğiz ama siz Amerikalıların endişelenmenize gerek yok" karşılığını verdi. Kitapta, iki diplomatın ABD başkanının talimatlarına karşı gelip gelemeyeceği sorusu gündeme getirilirken, "görünmez bir elin" bu süreçte rol oynadığı iddia ediliyor.

Araştırmacı gazeteciler ayrıca, Yunanistan'daki darbenin emrinin CIA ajanı Gus Avrakotos tarafından diktatör Dimitrios Ioannides'e verildiğini öne sürüyor. Bu talimatın ajanın inisiyatifiyle değil, Washington'dan gelen emirler doğrultusunda verildiği belirtiliyor. Kitap, 2002 yılında yayımlanan "Kissinger's Secret Files, The Decision on Division" adlı çalışmanın devamı niteliğinde ve 1974 yazının trajik olaylarına yeni bir perspektif sunuyor.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör