DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Kültür & Etkinlik

On Yıllık Destan Sona Eriyor: SAFİR Serisinin Final Kitabı Yaz Sonunda Raflarda

04 Ağustos 2026 37 okunma
Kemal B. Caymaz'ın kaleme aldığı ve Kıbrıs'ın ilk fantastik roman serisi olan SAFİR, merakla beklenen final kitabı "Çobanyıldızı Krallığı" ile okurlara veda etmeye hazırlanıyor. Işık Kitabevi'nden çıkacak eser, yaz sonunda okuyucuyla buluşacak.

Yazar ve çizer Kemal B. Caymaz, uzun süredir üzerinde titizlikle çalıştığı final kitabının müjdesini sosyal medya hesabından yaptığı "Müjdelenen SON Yaklaşıyor..." paylaşımıyla verdi. Bu duyuru, serinin sadık takipçileri arasında büyük bir heyecan dalgası yarattı.

İlk kitap "Müjdelenen Zaman" ile Kıbrıs fantastik edebiyatına yepyeni bir soluk getiren, ardından "Yegâne Aşk" ile kurduğu evreni genişleten SAFİR serisi, finalde iyilik ve kötülük arasındaki bin yıllık mücadeleyi destansı bir savaşla noktalıyor. Seriyi özel kılan en önemli unsur ise Kıbrıs'ın tarihi, kültürel mirası, efsaneleri ve mitolojisinden beslenen özgün fantastik dünyası.

Adanın binlerce yıllık geçmişinden ve simge yapılarından esinlenerek tasarlanan yedi farklı krallık, kaderlerini belirleyecek son savaşta bir araya geliyor. Karanlığın güçlerine karşı birleşen bu krallıklar, St. Hilarion Kalesi'nin harabelerine hapsolmuş "Çobanyıldızı Krallığı"nın geleceğini tayin edecek büyük mücadeleye katılıyor.

Final kitabının kapak tasarımı ise grafik sanatçısı Gökçe Keçeci'nin imzasını taşıyor. Serinin karanlık atmosferini güçlü bir görsel dille yansıtan tasarım, yaklaşan savaşın büyüklüğünü daha ilk bakışta hissettirirken okuru kitabın gizemli dünyasına davet ediyor. Yaklaşık on yıllık bir edebiyat yolculuğunu tamamlayacak olan "Çobanyıldızı Krallığı", yalnızca SAFİR okurlarının değil, Kıbrıs fantastik edebiyatının da en merakla beklenen yayınları arasında yer alıyor.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör