DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Özersay'dan Kamu Yönetiminde Köklü Değişim Çağrısı: Devleti Liyakatle Yeniden Kurmalıyız

19 Ağustos 2026 64 okunma
Halkın Partisi lideri Kudret Özersay, kamu reformunun ertelenemez bir zorunluluk olduğunu belirterek, partizanca istihdamın sona erdirilmesi ve liyakate dayalı bir devlet yapısının inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.
Öne Çıkanlar
  • Özersay, kamu yapısını "içler acısı" görerek liyakat temelli devlet reformunun acil olduğunu söyledi.
  • Geçici işçi istihdamının partizanca ve sınavsız yapılmasının fırsat eşitliğini yok ettiğini vurguladı.
  • Üçlü kararnamenin kapsamının daraltılmasını; üst düzey atamaların münhal ve sınavla yapılmasını istedi.
  • Dijital dönüşümün, vatandaşın torpilsiz hizmet alması için kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, gerçekleştirdiği ziyarette yaptığı konuşmada, devletin kuruluş dönemlerinde üst düzey görevler üstlenmiş deneyimli isimlerle bir araya gelmenin önemine dikkat çekti. Özersay, bu kişilerin kamu yönetimindeki tecrübelerinin bugünkü tabloyla karşılaştırıldığında durumun vahametini ortaya koyduğunu ifade etti.

Kamu yapısının içinde bulunduğu durumu "içler acısı" olarak nitelendiren Özersay, devletin bir an önce ayağa kaldırılması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda liyakate dayalı bir devlet yapısının tesisi için kamu reformunun acil bir ihtiyaç olduğunu belirten Özersay, Halkın Partisi olarak göreve gelir gelmez bu alanda somut adımlar atacaklarını dile getirdi.

Özersay, özellikle geçici işçi statüsünün yeniden ele alınması gerektiğinin altını çizdi. Hiçbir münhal ve sınav şartı aranmaksızın partizanca gerçekleştirilen geçici işçi istihdamlarının hem kamu yapısını çökerttiğini hem de devlette çalışmak isteyen gençlerin fırsat eşitliğini ortadan kaldırdığını vurguladı. Bu durumun gençlerin ülkeye bakışını olumsuz etkileyen en önemli faktör olduğunu kaydetti.

Üçlü kararnamenin kapsamının daraltılması gerektiğini de ifade eden Özersay, göreve gelecek bir bakanın yalnızca siyasi müsteşarını ve özel kalem müdürünü atayabilmesini, geri kalan üst düzey kamu görevlilerinin ise münhal ve sınav yoluyla kurum içinden liyakate göre belirlenmesinin artık şart olduğunu söyledi. Bazı üst düzey görevler için gerekli asgari niteliklerin gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Özersay, kamu hizmetinde dijital dönüşümün de kaçınılmaz olduğunu dile getirdi. Dijital dönüşüm sayesinde vatandaşın siyasilerin insafına kalmadan, torpile muhtaç olmadan hizmet alabileceğini vurguladı.

Özersay, parti olarak bu konularda kararlı olduklarını ve kendilerini engelleyebilecek kesimlerle organik ilişkiler kurmadıklarını belirterek, bu tür ilişkilerin sonradan göreve gelen siyasi partilerin elini kolunu bağladığını ifade etti. Partisinin son beş yılda yeniden yapılanma sürecinden geçtiğini, tüzüğünü değiştirdiğini ve kadrosunu güçlendirdiğini anlatan Özersay, pandemi döneminde hükümet ortağı olarak kriz yönetiminde başarılı bir performans sergilediklerini ve KKTC'de ilk aylarda hiçbir can kaybı yaşanmamasını sağladıklarını hatırlattı. Bugün ülkenin içinde bulunduğu durumun da bir kriz hali olduğunu sözlerine ekledi.

Sık Sorulan Sorular

Kudret Özersay, kamu reformu kapsamında geçici işçi istihdamıyla ilgili hangi sorunu vurguladı?
Özersay, hiçbir münhal ve sınav şartı aranmaksızın partizanca yapılan geçici işçi istihdamlarının kamu yapısını çökerttiğini ve gençlerin fırsat eşitliğini ortadan kaldırdığını belirtti.
Özersay, üçlü kararnamenin kapsamının nasıl daraltılması gerektiğini ifade etti?
Göreve gelecek bir bakanın yalnızca siyasi müsteşarını ve özel kalem müdürünü atayabilmesini, geri kalan üst düzey kamu görevlilerinin ise münhal ve sınav yoluyla kurum içinden liyakate göre belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Özersay, kamu yönetimindeki durumu nasıl nitelendirdi ve ne yapılması gerektiğini vurguladı?
Kamu yapısının durumunu "içler acısı" olarak nitelendirdi ve devletin ayağa kaldırılması için liyakate dayalı bir yapının tesisi adına kamu reformunun acil bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör