DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Öztürkler: Su, Enerji ve Doğal Gaz Artık Stratejik Güç Unsuru

11 Ağustos 2026 36 okunma
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Hatay'da yaptığı konuşmada su, enerji ve doğal gazın günümüz dünyasında askeri güç kadar belirleyici olduğunu söyledi. Öztürkler, KKTC'nin Türkiye ile yürüttüğü projelerle stratejik açıdan güçleneceğini vurguladı.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Reyhanlı'da düzenlenen "Geçmişten Geleceğe Kıbrıs Sorunu ve Milli Davamız" başlıklı konferansta önemli açıklamalarda bulundu. Günümüzde güç kavramının yalnızca askeri kapasiteyle sınırlı olmadığını belirten Öztürkler, su, enerji ve doğal gazın ülkeler için stratejik güç unsurlarına dönüştüğünü ifade etti.

Türkiye ile hayata geçirilen ve planlanan projelerin KKTC'nin stratejik gücünü artıracağını dile getiren Öztürkler, Asrın Su Projesi, hastaneler, Ercan Havalimanı, doğal gaz projesi ve üniversitelerin bu süreçte kritik rol oynadığını kaydetti. Öztürkler, "Bu noktalarda KKTC'yi stratejik olarak güçlendireceğiz. Bunlar KKTC'nin dünyayla bütünleşmesini sağlayacaktır" dedi.

KKTC'nin en büyük gücünün Türkiye Cumhuriyeti olduğunu vurgulayan Öztürkler, "Güçlü Türkiye Cumhuriyeti, güçlü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti demektir" ifadelerini kullandı. Kıbrıs Türk halkının Türkiye ile birlik içerisinde hareket etmesinin önemine işaret eden Öztürkler, "Bizim de güçlü olmamız, bir olmamız, birlikte olmamız şarttır" diye konuştu.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin son dönemdeki silahlanma faaliyetlerine de değinen Öztürkler, Rum tarafının Fransa ve İsrail başta olmak üzere çeşitli ülkelerle askeri ilişkilerini geliştirdiğini söyledi. Türkiye'nin garantörlüğü ve Türk askerinin adadaki varlığının Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından vazgeçilmez olduğunu savunan Öztürkler, "Türkiye Cumhuriyeti'nin garantörlüğü ve Türk askerinin varlığı tartışma konusu değildir. Çünkü Türk askeri adadan çıkarsa, garantörlük sulandırılırsa çok farklı noktalara gideriz" uyarısında bulundu.

Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmeler de yapan Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Kıbrıs Türk halkını azınlık olarak gördüğünü savundu. Kıbrıs Türk halkının adanın ev sahibi olduğunu belirten Öztürkler, Rum tarafının bu gerçeği kabul etmemesi nedeniyle müzakere süreçlerinde sonuç alınamadığını ifade etti. Birleşmiş Milletler'in Kıbrıs'ta bir anlaşma istiyorsa Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonların kaldırılması konusunda harekete geçmesi gerektiğini belirten Öztürkler, "Bu izolasyonlar kalkmadıkça, anlaşma mümkün değildir" dedi.

KKTC'nin Türkiye'nin desteğiyle stratejik alanlarda güçlenmeye devam edeceğini kaydeden Öztürkler, "Moralimiz bozuk değil, kendimize güveniyoruz. KKTC her gün gelişiyor. Biz de güçlü durmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Hatay temaslarını tamamlayan Öztürkler'in günübirlik ziyaret kapsamında Kahramanmaraş'a geçmesi ve temaslarının ardından gece saatlerinde KKTC'ye dönmesi bekleniyor.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör