DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Enerjide Yeni Tüzük Tepki Çekti: "Saatli Bomba" Uyarısı

26 Ağustos 2026 53 okunma
Halkın Partisi MYK Üyesi Yusuf Avcıoğlu, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı'nın hazırladığı Yenilenebilir Enerji Kaynakları Tüzüğü taslağını eleştirerek, düzenlemenin yeni aboneleri cezalandırdığını ve kayıt dışılığı artıracağını savundu.
Öne Çıkanlar
  • Avcıoğlu, yeni enerji tüzüğü taslağını "telafisi mümkün olmayan hata" olarak nitelendirdi.
  • Tüzük, yeni aboneleri mağdur eden ve kayıt dışı uygulamaları normalleştiren bir çıkar düzeni oluşturuyor.
  • Yeni tüzükte depolamasız mahsuplaşma için dört ayrı cezalandırma mekanizması öngörülüyor.
  • Tüzük, akü zorunluluğu getirirken akü güvenliği ve standartlarına ilişkin hiçbir düzenleme içermiyor.

Halkın Partisi MYK Üyesi ve Enerji Komitesi Başkanı Yusuf Avcıoğlu, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı'nın gündeme getirdiği yeni Yenilenebilir Enerji Kaynakları Tüzüğü taslağına yönelik sert bir açıklama yaptı. Avcıoğlu, bakanlığın çağdaş enerji anlayışından ve mühendislik temelinden uzak kararlara imza attığını belirterek, taslağın mevcut sorunları gidermek yerine sisteme katılmak isteyen yeni aboneleri mağdur ettiğini, kayıt dışı uygulamaları normalleştirdiğini ve sınırlı kaynakları tehlikeye atan bir çıkar düzeni oluşturduğunu ifade etti.

Avcıoğlu, uluslararası standartlar ve gerekli altyapı çalışmaları tamamlanmadan aceleyle hazırlanan bu tüzüğün ülkeyi ciddi bir riskle karşı karşıya bırakacağını dile getirerek hükümete "Bu telafisi mümkün olmayan hatadan derhal vazgeçin" çağrısında bulundu. Açıklamasında, KKTC'de yenilenebilir enerjinin geleceğinin planlanmasının teknik altyapıyı, adalet sistemini ve kamu güvenliğini dikkate alan kapsamlı bir devlet politikası gerektirdiğini vurgulayan Avcıoğlu, mevcut taslağın ise bu ilkelerden tamamen yoksun olduğunu kaydetti.

Yeni tüzükle birlikte depolamasız mahsuplaşma sistemi kurmak isteyen vatandaşların karşısına dört ayrı cezalandırma mekanizmasının çıkarıldığını belirten Avcıoğlu, bunları yüzde 60 mahsuplaşma oranı, pik saatlerde mahsuplaşma yasağı, pik saat tüketimine en yüksek tarife uygulanması ve asgari ücrete endeksli şebeke kullanım ücreti olarak sıraladı. Avcıoğlu, dünya genelinde şebeke kullanım ücretlerinin teknik maliyet analizlerine dayandığını, asgari ücrete endekslemenin ise uluslararası örneği bulunmayan, mühendislik dışı bir yaklaşım olduğunu ifade etti.

Dünyadaki gelişmiş uygulamalara değinen Avcıoğlu, AB ülkeleri ve ABD'nin öncü eyaletlerinin Net-Metering sisteminden Net-Billing sistemine geçtiğini, bu sistemde üretilen enerjinin piyasa fiyatı üzerinden satın alındığını ve tüketicilerin ekonomik sinyallerle öz tüketime teşvik edildiğini anlattı. Ayrıca Sanal Güç Santralleri ve Dinamik Zaman Tarifeli akıllı fiyatlandırma modellerinin dünyada yaygınlaştığını, tüketicilerin şebekeyi dengeleyen aktif paydaşlar haline getirildiğini belirten Avcıoğlu, KKTC'de ise altyapı yatırımı yapılmadığı için yeni abonelere ceza mekanizması dayatıldığını söyledi.

Avcıoğlu, yeni tüzükle konutlar dahil tüm yeni güneş enerjisi sistemlerinde dolaylı olarak akü zorunluluğu getirildiğini ancak taslakta akü güvenliği ve standartlarına ilişkin hiçbir düzenleme bulunmadığını vurguladı. Gelişmiş ülkelerde akü kurulumlarında IEC 62619, UL 1973, IEEE 1547, EN 50549 ve NFPA 855 gibi standartlara tam uyum arandığını hatırlatan Avcıoğlu, taslakta ise yalnızca "akü takılacak" ifadesinin yer aldığını, hangi kimyanın kullanılacağı veya hangi güvenlik önlemlerinin alınacağı konusunda hiçbir açıklama bulunmadığını belirtti. Lityum Demir Fosfat kimyasının dünyada tercih edildiğini ancak taslağın bu kimyasal standartlardan tamamen habersiz olduğunu ifade etti.

Ülkede halihazırda 1000'in üzerinde kaçak ve denetlenmemiş depolamalı güneş enerjisi sistemi bulunduğuna dikkat çeken Avcıoğlu, yeni tüzüğün bu sistemleri kayıt altına alacak bir af veya teşvik mekanizması içermediğini, kaçak kurulum yapanlara yönelik idari ve adli yaptırımların da tanımlanmadığını söyledi. Yasal yoldan başvuran vatandaşların bürokratik engeller, uzun bekleme süreleri ve ek mali yüklerle karşılaştığını, kaçak kurulumda ise denetim, ceza ve bekleme süresinin bulunmadığını belirten Avcıoğlu, bu durumun dürüst vatandaşı cezalandırırken usulsüzlüğü teşvik edeceğini kaydetti.

Sık Sorulan Sorular

Yeni tüzük taslağına göre depolamasız mahsuplaşma sistemi kuran vatandaşları bekleyen dört cezalandırma mekanizması nelerdir?
Yüzde 60 mahsuplaşma oranı, pik saatlerde mahsuplaşma yasağı, pik saat tüketimine en yüksek tarife uygulanması ve asgari ücrete endeksli şebeke kullanım ücreti.
Yusuf Avcıoğlu, tüzüğün hangi temel eksiklikler nedeniyle aceleyle hazırlandığını savunuyor?
Uluslararası standartlar ve gerekli altyapı çalışmaları tamamlanmadan hazırlandığını, çağdaş enerji anlayışından ve mühendislik temelinden uzak olduğunu belirtiyor.
Avcıoğlu'na göre bu tüzüğün ülkeye getireceği ana riskler nelerdir?
Yeni aboneleri mağdur etmesi, kayıt dışı uygulamaları normalleştirmesi ve sınırlı kaynakları tehlikeye atan bir çıkar düzeni oluşturması.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör