DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sağlık

Prof. Dr. Güzoğlu'ndan "Altın Saat" Uyarısı: Bebeğin İlk Aşısı Kolostrum

05 Ağustos 2026 119 okunma
Kıbrıs Türk Pediatri Kurumu Asbaşkanı Prof. Dr. Nilüfer Güzoğlu, Dünya Emzirme Haftası'nda yaptığı açıklamada, doğumdan sonraki ilk saatin emzirme için kritik olduğunu belirtti. Anne sütünün bebek için yaşam boyu koruyucu bir kalkan olduğunu vurgulayan Güzoğlu, çalışan annelere sağlanacak desteğin önemine dikkat çekti.

Kıbrıs Türk Pediatri Kurumu Yönetim Kurulu Asbaşkanı Prof. Dr. Nilüfer Güzoğlu, 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada anne sütünün eşsiz faydalarını bir kez daha hatırlattı. Anne sütünün, bebeğin bağışıklık sistemini güçlendiren, koruyucu, doğal ve ekonomik bir besin olmasının yanı sıra yaşam boyu sağlık sağladığını ifade etti.

Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Pediatri Akademisi’nin önerilerine atıfta bulunan Güzoğlu, tüm bebeklerin doğumdan itibaren ilk 6 ay boyunca yalnızca anne sütüyle beslenmesi gerektiğini aktardı. Altıncı aydan sonra ise uygun tamamlayıcı besinlerle birlikte emzirmenin 2 yaş ve ötesine kadar sürdürülmesinin önerildiğini kaydetti.

Doğumun hemen ardından gelen sarımsı ve koyu kıvamlı sütün (kolostrum) bebeğin adeta ilk aşısı niteliğinde olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Güzoğlu, içerdiği yoğun bağışıklık maddeleri sayesinde bebeği enfeksiyonlara karşı koruduğunu ve sindirim sistemini desteklediğini belirtti. Emzirmede başarıya ulaşmak için anneye doğum öncesi ve sonrası destek verilmesinin şart olduğunu söyleyen Güzoğlu, doğumu izleyen ilk saatin “altın saat” olarak kabul edildiğine işaret etti. Bebeğin anneyle ten tene temasının sağlanması ve emzirmenin ilk saat içinde başlatılmasının hem süt üretimini artırdığını hem de bebeğin dış dünyaya uyumunu kolaylaştırdığını dile getirdi.

Toplumda emzirmeyle ilgili yaygın olan bazı hatalı inanışların süreci olumsuz etkileyebildiğini ancak doğru emzirme tekniği ve uygun profesyonel destekle sorunların büyük çoğunluğunun üstesinden gelinebildiğini ifade etti. Çalışan anneler için doğum sonrası dönemde uygun çalışma koşullarının sağlanmasının önemine de değinen Güzoğlu, iş yerlerinde hijyenik ve mahremiyet sağlayan süt sağma ve saklama alanlarının oluşturulması, emzirme ve süt sağma molalarının etkin biçimde kullanılabilmesi, esnek çalışma modelleri veya kademeli işe dönüş uygulamalarının desteklenmesi ve çocuk bakım hizmetlerine erişimin kolaylaştırılmasının, çalışan annelerin emzirmeyi sürdürmelerine katkı sağladığını kaydetti.

Prof. Dr. Güzoğlu açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Emzirme; doğal, ekonomik, sürdürülebilir ve yaşam kurtaran bir süreçtir. Her bebeğin anne sütü ile beslenme, her annenin de bu hakkı kullanabilmesi için toplum tarafından desteklenme hakkı vardır. Bilinçli anneler, sağlıklı bebekler ve güçlü bir toplum için emzirmeye destek olalım.”

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör