DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Rum Basını: Ankara-Tel Aviv Rekabeti Adada Stratejik Dengeyi Değiştiriyor

03 Ağustos 2026 101 okunma
Rum basını, Güney Kıbrıs ile İsrail arasındaki yakınlaşmanın Türkiye tarafından bir kuşatma girişimi olarak algılandığını, iki ülke arasındaki jeopolitik rekabetin ise adayı stratejik bir merkez haline getirdiğini öne sürdü.

Kathimerini gazetesi, "Soğuk Savaş ve Kıbrıs Sorunu" başlıklı yorum yazısında, Doğu Akdeniz'deki güç mücadelesinin Kıbrıs meselesine olan etkilerini mercek altına aldı. Gazeteye göre, İsrail'in Güney Kıbrıs yönetimiyle iş birliğini derinleştirmeye yönelik her adımı, Ankara tarafından bir "kuşatma ve tuzak" olarak değerlendiriliyor. Buna karşılık Türkiye'nin bölgedeki askeri varlığını güçlendiren hamleleri de Tel Aviv tarafından "hayati çıkarlara yönelik doğrudan bir tehdit" şeklinde yorumlanıyor.

Haberde, Güney Kıbrıs'ın coğrafi konumu nedeniyle bu iki güç arasındaki gerilimin tam ortasında kaldığına dikkat çekildi. Gazete, Türkiye ile İsrail arasındaki jeopolitik rekabetin, adayı bölgesel bir strateji odağı haline getirdiğini ve bu durumun Güney Kıbrıs'ın önemini artırdığını vurguladı. Ayrıca Ankara'nın, Güney Kıbrıs-İsrail yakınlaşmasından duyduğu rahatsızlığı çeşitli platformlarda dile getirdiği ifade edildi.

Kathimerini'nin diplomatik kaynaklara dayandırdığı bir başka iddiaya göre ise Ankara, yabancı diplomatik çevrelere Kıbrıs sorununda esneklik beklememeleri yönünde mesaj iletti. Gazete, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Güney Kıbrıs'ı İsrail ile kurulan stratejik ittifakın bir parçası olarak gördüğünü ve bu durumun Türk siyasi liderliğini rahatsız ettiğini öne sürdü. Yazıda, Erdoğan'ın kısa süre önce yaptığı bir açıklamada Güney Kıbrıs ile İsrail arasındaki ilişkilere değindiği de hatırlatıldı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör