DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Rum Sözcüden Kritik Çıkış: Öncelik Türkiye'nin Masaya Dönmesi

10 Ağustos 2026 64 okunma
Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis, BM Kişisel Temsilcisi Holguin'in son değerlendirmelerine ilişkin yaptığı açıklamada, çözüm için asıl önceliğin Türkiye'nin müzakere masasına geri dönmesi olduğunu vurguladı.

BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin'in bir gazeteye verdiği röportajın yankıları sürüyor. Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis, Holguin'in Türkiye'yi çözüm sürecinin dışında bırakmaya çalıştığı yönündeki yorumların aksine, garantör ülkelerin rolünün altını çizen bir duruş sergiledi.

Letimbiotis, BM Genel Sekreteri'nin yürüttüğü çabaların somut ilerleme kaydetmesinin ve müzakerelerin yeniden canlanmasının, tüm tarafların samimi bir siyasi irade ortaya koymasına bağlı olduğunu dile getirdi. Sözcü, Genel Sekreter'in hem Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis hem de Kıbrıslı Türk lider Erhürman ile yaptığı görüşmelerin ardından garantör devletlerin bu süreçteki önemine dikkat çektiğini hatırlattı.

Türkiye'nin yıllardır BM Güvenlik Konseyi kararlarıyla belirlenen çerçevenin dışında bir pozisyonda olduğunun herkesçe bilindiğini ifade eden Letimbiotis, kendi taraflarının Genel Sekreter'in planladığı şekilde çaba göstermeye ve Holguin ile yakın iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğini belirtti.

26 Ağustos'ta liderlerin bir araya geleceğini anımsatan Sözcü, bu buluşmada güven yaratıcı önlemlere dair bazı başlıkların ele alınma fırsatı olacağını söyledi. Letimbiotis, geçiş noktalarıyla ilgili BM Genel Sekreteri'nin sunduğu ve Hristodulidis'in kabul ettiği önerinin bilindiğini, ilerleme adına aynı yapıcı tutumu karşı taraftan da beklediklerini sözlerine ekledi.

Sözcü, "Ancak önce olması gereken, öncelikli olan Türkiye'nin müzakere masasına dönmesi ve BM çerçevesiyle aynı düzleme gelmesidir" diyerek Rum tarafının temel beklentisini net bir şekilde ortaya koydu.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör