Sağlıkta Yönetim Kadroları İçin Liyakat Çağrısı
- Tıp-İş, sağlık yönetim kadrolarının Kamu Hizmeti Komisyonu eliyle liyakatla doldurulmasını istedi.
- Beş devlet hastanesinin hiçbirinde sınavla atanmış başhekim bulunmadığı öne sürüldü.
- Seçime sayılı günler kala üçlü kararnameyle yeni müsteşar görevlendirilmesi eleştirildi.
- Sendika, sağlık sisteminin siyasi kadrolaşma alanı olmaması gerektiğini vurguladı.
Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş), kamu sağlık sistemindeki yönetim kadrolarının mevcut durumuna ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Sendika Yönetim Kurulu imzasıyla yayımlanan açıklamada, hastanelerin yönetim kademeleri ile hekim ve sağlık personeli kadrolarının yasaların tarif ettiği biçimde Kamu Hizmeti Komisyonu eliyle doldurulması gerektiği ifade edildi.
Sağlık Bakanlığı bünyesindeki dairelerin yapısına değinilen açıklamada, Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi, İlaç ve Eczacılık Dairesi, Devlet Laboratuvarı Dairesi ile 8 Temmuz 2026'da yasası yürürlüğe giren ancak henüz fiilen kurulmayan Sağlık Hizmetleri Dairesi'nin bu yapının parçaları olduğu hatırlatıldı. İlgili mevzuatın yönetim modelini net biçimde ortaya koyduğu belirtilirken, daire müdürleri ve başhekimlerin Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından sınavla ve liyakat ölçütüne göre atanması gerektiği kaydedildi.
Açıklamada mevcut tabloya ilişkin çarpıcı tespitler yer aldı. YTKD Başhekiminin görevini yapmaktan engellendiği, TSHD Başhekimliğinin boş bırakıldığı ve YTKD'ye bağlı beş devlet hastanesinin hiçbirinde sınavla atanmış bir başhekim bulunmadığı öne sürüldü. Başhekim yardımcılığı kadrolarının büyük bölümünün ise geçici ve siyasi görevlendirmelerle doldurulduğu iddia edildi. Kamu sağlık sisteminin yönetim kademesinde ciddi bir yasal ve idari boşluk olduğu vurgulanırken, seçime sayılı günler kala üçlü kararnameyle yeni bir müsteşar görevlendirilmesi eleştirildi.
Sendika, seçime üç-dört ay kala yapılan bu görevlendirmenin gerekçesini sorgulayarak hangi projenin hayata geçirileceği ve hangi kronik sorunun çözüleceği sorularını yöneltti. Asıl ihtiyacın yeni siyasi atamalar değil, yıllardır boş tutulan ya da geçici görevlendirmelerle doldurulan yasal yönetim kadrolarının liyakat temelinde tamamlanması olduğu belirtildi. Hükümet ve Sağlık Bakanı'na çağrıda bulunulan açıklamada, sağlık sisteminin siyasi sadakat yerine ülkenin gerçek ihtiyaçları, bilimsel ilkeler, hukuk ve liyakat çerçevesinde yönetilmesi gerektiği ifade edildi. Sağlığın siyasi kadrolaşmanın alanı, seçim hesabının aracı ve siyasetin oyuncağı olmaması gerektiği vurgulandı.