Seçim Gündemi Değil, Geçim Derdi Konuşuluyor
- Vatandaşlar seçimden çok geçim derdini öncelikli sorun olarak görüyor.
- Hayat pahalılığı nedeniyle mutfak masraflarını karşılamakta zorlanılıyor.
- Bazı vatandaşlar Kıbrıs sorununun çözümünü ikinci öncelik olarak belirtiyor.
- Siyasetçilerin söylemleriyle eylemlerinin uyuşmadığına dair şikayetler var.
Siyasi partilerin köy ve kent gezileri seçim takvimi yaklaştıkça yoğunlaştı. Mevcut milletvekilleri ve belediye başkanlarının yanı sıra aday adayları da bu gezilere katılarak seçmenlerle bir araya geliyor, kendilerini tanıtmaya çalışıyor. Ancak sahadaki tablo, siyasetin gündeminin halkın gündemiyle örtüşmediğini gösteriyor.
Vatandaşların önemli bir kısmı seçimlerle ilgilenmediğini açıkça dile getiriyor. Hayat pahalılığının altını çizen yurttaşlar, mutfak masraflarını karşılamakta zorlandıklarını belirterek "bizim derdimiz seçim değil geçimdir" ifadesini kullanıyor. Kimi vatandaşlar ise ikinci öncelik olarak Kıbrıs sorununun çözümüne işaret ediyor.
Vatandaşların görüşleri de bu tabloyu doğruluyor. Halil İbrahim Narcı, öncelikli sorununun geçim derdi olduğunu, seçimin kendisini pek ilgilendirmediğini söylüyor. Mustafa Yaman ise seçim olsa da bir şeyin değişmeyeceğini, Rum tarafının kendi çıkarları doğrultusunda çözüm istediğini ve bu nedenle çözümden de umudunun kalmadığını ifade ediyor.
Mehmet Şanlıel, geçimin zorlaştığını, ücretler artsa da pahalılık nedeniyle paranın yetmediğini belirtiyor. Siyasilerin söyledikleriyle yaptıklarının uyuşmaması nedeniyle siyasetten soğuduğunu dile getiren Şanlıel, Kıbrıs'ta bir çözüm olacaksa bunun iki toplumlu olması gerektiğini savunuyor. Semral Baba da önceliğin ne seçim ne de çözüm olduğunu, asıl meselenin geçinebilmek olduğunu vurguluyor.
Kamil Birkaya, ülkedeki seçimlerin "yalan dolan ve sahtelikle" yapıldığını öne sürerek en büyük derdin ekonomi olduğunu söylüyor. Hayvancıdan 20 liraya alınan sütün 70 liraya satılmasını örnek gösteren Birkaya, yetkililerin halkı düşünmediğini savunuyor. Kadir Özgüvercin ise ucuz alışveriş için Mağusa'dan Demirhan'a markete geldiğini belirterek, bu durumun bile derdin geçim olduğunu gösterdiğini ifade ediyor.
Ali Esendağlı ise farklı bir bakış açısıyla, Kıbrıs sorunu çözülmeden ne seçimin ne de geçimin anlamlı olacağını savunuyor. Çözüm olmadan yapılan seçimlerin ve kurulan hükümetlerin "yalandan" ibaret olduğunu öne süren Esendağlı, dünyadaki sıcak gelişmelere dikkat çekerek her an bir çözümün sağlanabileceğine inandığını ancak bunun da uzak bir ihtimal olduğunu sözlerine ekliyor.