DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Kültür & Etkinlik

Şener Şen 40 Yıl Sonra Sahneye Dönüyor: “Zengin Mutfağı” Kıbrıs’ta İlk Kez Seyirciyle Buluşacak

24 Temmuz 2026 103 okunma
Türk tiyatrosunun usta oyuncusu Şener Şen, yıllar sonra yeniden canlandırdığı Lütfü Usta karakteriyle “Zengin Mutfağı” adlı oyunu, 26 Eylül’de Salamis Antik Tiyatrosu’nda KKTC’de ilk kez sahneleyecek.

Usta oyuncu Şener Şen, Vasıf Öngören’in kaleme aldığı “Zengin Mutfağı” adlı tiyatro oyunuyla yeniden sahnelerde yer alacak. ACTADA Sanat Merkezi ve Çağrı Tortop Organizasyonu iş birliğiyle düzenlenen etkinlik kapsamında, oyun 26 Eylül Cumartesi günü Salamis Antik Tiyatrosu’nda izleyiciyle buluşacak. Bu gösterim, oyunun KKTC’de ilk kez sahnelenmesi açısından da dikkat çekiyor.

Oyun, Cumhuriyet tarihinin en büyük işçi hareketlerinden biri olarak kabul edilen 15-16 Haziran 1970 olaylarını konu alıyor. Hikaye, zengin bir ailenin mutfağında çalışan hizmetkarların gözünden anlatılıyor. Köşk çalışanları, başlangıçta sadece hizmet etmeyi düşünürken, ülkedeki toplumsal değişim karşısında tarafsız kalamıyor ve bu dönüşümden etkileniyor.

Oyunun en dikkat çekici yönlerinden biri, Şener Şen’in 1978 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları’nda canlandırdığı Lütfü Usta karakterini yaklaşık 40 yıl sonra yeniden sahnede canlandırması. Deneyimli oyuncu, bu kez genç ve başarılı bir kadroyla birlikte sahne alıyor. Oyunun yönetmenliğini Şener Şen ve Doğu Yaşar Akal üstlenirken, yönetmen yardımcılığını Defne Kayalar yapıyor. Dekor tasarımı Barış Dinçel, kostüm tasarımı Başak Özdoğan ve ışık tasarımı Cem Yılmazer tarafından gerçekleştiriliyor.

Oyuncu kadrosunda Lütfü Usta rolüyle Şener Şen’in yanı sıra, Kız karakterini Gizem Ergün, Selim’i Onay Kaya, Seyfi’yi Uğur Arda Başkan ve Başkan Ahmet’i Kutay Sandıkçı canlandırıyor. Oyunun biletleri www.gisekibris.com adresi ve Gişe Kıbrıs mobil uygulaması üzerinden satışa sunuldu.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör