DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Serdar Denktaş: Çözümün anahtarı KKTC'nin tanınması, federasyon seçeneği rafa kalktı

05 Ağustos 2026 89 okunma
TAM Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, Kıbrıs meselesinin 1983'te KKTC'nin kurulmasıyla kapandığını, bundan sonraki asıl hedefin devletin tanınması olduğunu söyledi. Denktaş, olası 5+1 görüşmesinden sonuç beklenmediğini, iç siyasetteki kamplaşmaların ortak iradeyi baltaladığını ifade etti.

Yazılı bir açıklama yapan Serdar Denktaş, adadaki sorunun özünde KKTC'nin uluslararası toplum tarafından kabul görmemesi olduğunu belirtti. Bu hedefe varıldığı takdirde Kıbrıslı Rumlarla karşılıklı uzlaşma masasına oturulabileceğini, aksi senaryoda ise adada bir çözüm rotası kalmadığını dile getirdi.

Yaklaşan seçimleri işaret eden Denktaş, iki siyasi partinin Kıbrıs konusunu iç politika malzemesine dönüştürerek oy devşirme peşinde olduğunu öne sürdü. Kıbrıs Türk tarafının kendi içinde ortak bir vizyon etrafında kenetlenmesi gerektiğini vurgulayan Denktaş, Türkiye'nin desteğiyle BM Güvenlik Konseyi'ne ekonomik ve ticari eksenli yeni öneriler götürülmesi çağrısı yaptı.

Annan Planı döneminde iki tarafın ayrı ayrı sandığa gitmesinin, Kıbrıs Türklerinin adada ayrı bir halk olduğu gerçeğini tescil ettiğini kaydeden Denktaş, azınlık statüsünü hiçbir koşulda kabul etmeyeceklerini söyledi. Güney tarafının uzlaşı arayışında olmadığını, Kıbrıs Türk tarafında ise iç siyasetteki bölünmüşlük yüzünden ortak bir irade çıkarılamadığını ifade etti.

İki toplumlu, iki kesimli federasyon modelinin güney tarafından kabul görmeyeceğinin açık olduğunu belirten Denktaş, iki devletli çözüm vizyonunun ise Kıbrıs Türk tarafının devlet ciddiyetine yakışır biçimde hareket edememesinden dolayı sekteye uğradığını savundu. TBMM'de KKTC'nin adının değiştirilmesine dair sunulan önerilerin bağımsız devlet algısına zarar verdiğini dile getirdi.

BM'nin güney tarafına Kıbrıslı Türklerle uzlaşma zorunluluğu hissettirecek adımlar atmadığını söyleyen Denktaş, iç siyasetteki çekişmelerin rafa kaldırılarak Kıbrıs konusunun partiler üstü bir anlayışla ele alınması gerektiğini vurguladı. Kapıların açılması gibi girişimlerin geçmişte Kıbrıs Türk tarafının tek yanlı iradesiyle hayata geçtiğini hatırlatan Denktaş, gerçek güven artırıcı adımın ara bölgede ortak hastane veya üniversite kurulması gibi somut projelerle mümkün olacağını belirtti.

Denktaş, şu andaki en kritik güven artırıcı önlemin enterkonnekte sistem olduğuna dikkat çekerek, "Cumhurbaşkanı'mızın güneyle şimdi görüşmesi gereken konu, elektrik hattının bütün ada için kullanılmak üzere enterkonnekte sisteme bağlanmasıdır. Güven artırıcı önlem budur, kapı açma değildir" ifadelerini kullandı. Türk askerinin yarım asırdır adada barış ve istikrarın teminatı olduğunu kaydeden Denktaş, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin üçüncü ülkelerin askeri varlığını artırmak yerine silahlanma bütçesini ortak meselelerin çözümüne yönlendirmesi gerektiğini söyledi.

Yerel seçimlere de değinen Denktaş, teknik ve hukuki aksaklıklar yaşanacağını, iki seçimin birlikte yapılmasının YSK çalışanlarına ve seçmenlere ağır yük bindireceğini öne sürdü. Görev süresi henüz bitmemiş bir belediye başkanı veya muhtarın YSK'ya başvurması durumunda yerel seçimlerin ocak ayı sonrasına sarkabileceğini sözlerine ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör