DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Taçoy: Mülkiyet Sorunu Tutuklamalarla Değil Uzlaşıyla Çözülmeli

12 Ağustos 2026 41 okunma
UBP Milletvekili Hasan Taçoy, Rum Yönetimi'nin mülkiyet konusundaki tutuklama ve yargı süreçlerinin çözüm ortamını baltaladığını belirtti. Taçoy, sorunun ancak ortak bir zeminde ve uzlaşıyla aşılabileceğini vurguladı.

Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Hasan Taçoy, Kıbrıs sorununun en kritik başlıklarından biri olan mülkiyet meselesinde Rum tarafının izlediği yöntemlere sert tepki gösterdi. Taçoy, özellikle son dönemde yaşanan tutuklamaların ve başlatılan hukuki süreçlerin, sorunun çözümüne giden yolu tıkadığını savundu.

Mülkiyet konusunun tehdit diliyle çözülemeyecek kadar hayati olduğunun altını çizen Taçoy, Rum Yönetimi'nin mevcut uygulamalarının adil ve kalıcı bir çözüm ihtimalini giderek zayıflattığını dile getirdi. Yaşanan gelişmelerin, zaten karmaşık olan tabloyu daha da içinden çıkılmaz hale getirdiğini ifade etti.

Aradan geçen 60 yılı aşkın zaman diliminde mülkiyet meselesinin taraflarının tamamen değiştiğine dikkat çeken Taçoy, bugün artık ikinci ve üçüncü kuşakların bu sorunun doğrudan muhatabı konumunda olduğunu kaydetti. Bu gerçeğe rağmen Rum hükümetinin, durumu daha da zorlaştıran ve hukuk dışı olarak nitelendirdiği yöntemlere başvurduğunu ileri sürdü.

Taçoy, tutuklamaların hem hukuki hem de insani açıdan kabul edilemez olduğunu belirtirken, Almanya'nın bir vatandaşının iki yılı aşkın süredir Güney Kıbrıs'ta tutuklu bulunmasına Berlin'in gösterdiği tepkiyi de gündeme getirdi. Bu durumun, Rum Yönetimi'nin yanlış politikalarını gözler önüne serdiğini söyledi. Rum tarafına uzlaşı çağrısı yapan Taçoy, sorunun çözümü için akıl yoluna dönülmesi ve gerekli adımların bir an önce atılması temennisinde bulundu.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör