DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Tatar: Kıbrıs Türk halkına yönelik yeni tuzaklara göz yummayacağız

03 Ağustos 2026 68 okunma
KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kayseri'deki bir görüşmede Birleşmiş Milletler'in Kıbrıs konusundaki yeni girişimlerini eleştirerek, iki devletli çözüm vizyonunun kararlılıkla sürdürüleceğini ve Kıbrıs Türk halkının egemenlik haklarından taviz verilmeyeceğini açıkladı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kayseri'de Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) Genel Başkanı Okan Geçgel ile bir araya geldi. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada, Kıbrıs sorunu, Doğu Akdeniz'deki güncel gelişmeler ve KKTC'nin önündeki süreç ele alındı. Görüşmede Tatar, uluslararası platformlarda olduğu gibi Kayseri'de de Kıbrıs Türk halkının egemenlik haklarının korunacağının altını çizdi.

Tatar, Kıbrıs Türk halkının yıllardır uluslararası girişimlerle oyalandığını ve aynı yaklaşımın yeniden hayata geçirilmek istendiğini öne sürdü. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Kıbrıs meselesinde yeniden inisiyatif alma çabalarına tepki gösteren Tatar, bu gelişmelerin yakından izlenmesi gerektiğini kaydetti. Konseyin KKTC üzerinde yeniden bir irade ortaya koymaya ve adeta aracılık rolü üstlenmeye çalıştığını belirten Tatar, bu girişimlerin kaynağını sorgulamak gerektiğini ifade etti. Rum tarafıyla yakınlaşma söylemlerine de değinen Tatar, KKTC'nin yeni bir çıkmaza sürüklenmek istendiği değerlendirmesinde bulundu.

Bu süreçte Türkiye'nin garantörlüğünün hayati önem taşıdığını vurgulayan Tatar, Türkiye Cumhuriyeti'nin KKTC için vazgeçilmez bir güvence olduğunu söyledi. Tatar, "Biz Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğünden yanayız. Türkiye'nin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Ana vatanımız Türkiye'dir ve bu değişmeyecektir" dedi.

Cumhurbaşkanlığı döneminde BM Güvenlik Konseyi'nin bu kadar rahat açıklamalar yapamadığını hatırlatan Tatar, bugün KKTC üzerinde yeniden hesaplar yapıldığını savundu. Tatar, "Bu oyunu bozmak zorundayız. Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan hiçbir girişimin başarı şansı olmayacaktır" ifadelerini kullandı. Yaklaşık 70 yıldır Kıbrıs Türk halkının uluslararası platformlarda çeşitli vaatlerle bekletildiğini dile getiren Tatar, geçmişte sonuç vermeyen yöntemlerin yeniden gündeme getirilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek, iki devletli çözüm vizyonunun KKTC'nin resmi politikası olmaya devam ettiğini vurguladı.

TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel ise Kıbrıs meselesinin Türkiye açısından milli bir dava olduğuna dikkat çekerek, Tatar'ın Kıbrıs Türk halkının haklarını savunan kararlı duruşunun önemine işaret etti. Geçgel, Türk basınının Kıbrıs davasının uluslararası kamuoyuna doğru anlatılması konusunda sorumluluk üstlenmeye devam edeceğini kaydetti. Yaklaşık bir saat süren görüşmede Türkiye-KKTC ilişkileri, Doğu Akdeniz'deki gelişmeler, dijital medyanın kamuoyu üzerindeki etkisi ve Kıbrıs davasının uluslararası alanda daha güçlü şekilde anlatılması konularında fikir alışverişinde bulunuldu. Görüşme, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona ererken Tatar, "Kıbrıs Türk halkının egemenliğini zedeleyecek hiçbir girişime izin vermeyeceğiz. Türkiye ile omuz omuza yürümeye ve milli davamızı kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz" mesajını verdi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör