DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

TDP'den Nüfus Sayımı Çıkışı: "Saklanan Rakamlar Dönemi Kapanacak"

17 Ağustos 2026 69 okunma
Toplumcu Demokrasi Partisi Genel Sekreteri Redif Ekinci, iktidara gelmeleri halinde tam saha nüfus sayımı yapacaklarını ve bağımsız bir Nüfus Sayımı Komitesi kuracaklarını açıkladı.
Öne Çıkanlar
  • TDP, Başbakan'ın "nüfusu biliyoruz ama söyleyemem" sözlerini kabul edilemez buldu.
  • Nüfus sayımı İstatistik Kurumu yürütücülüğünde bağımsız bir komiteyle yapılacak.
  • Ülke küçük sayım bölgelerine ayrılıp tüm adresler önceden tespit edilip numaralandırılacak.
  • Vatandaşlık ayrımı yapılmadan fiilen yaşayan herkes bir kez sayılacak, veriler gizli tutulacak.

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, ülke nüfusunun hâlâ net biçimde bilinmemesine sert tepki gösterdi. Başbakan Ünal Üstel'in daha önce sarf ettiği "Nüfusu biliyoruz ama söyleyemem. Konuşulacak rakamlar var, konuşulamayacak rakamlar var" sözlerini hatırlatan Ekinci, bir ülkede bilinmesi gereken ilk verinin nüfus olduğunu vurguladı.

Ekinci, "Bir Başbakan'ın ülkenin nüfusuyla ilgili 'biliyoruz ama söyleyemem' diyebildiği bir düzen kabul edilemez" ifadelerini kullanarak okul, hastane, konut, ulaşım, su, elektrik ve güvenlik gibi tüm hizmet planlamalarının nüfus verisi üzerinden yapıldığına dikkat çekti. "Açıklanmayan ve toplumun denetleyemediği rakamlarla ülke yönetilemez, gelecek planlanamaz" diyen Ekinci, TDP olarak "konuşulamayacak rakamlar" dönemini sona erdireceklerini belirtti.

TDP'nin yol haritasını paylaşan Ekinci, sayımın İstatistik Kurumu'nun teknik yürütücülüğünde gerçekleştirileceğini söyledi. İstatistikçiler, demograflar, akademisyenler, meslek örgütleri ve toplumsal paydaşlardan oluşacak bağımsız bir Nüfus Sayımı Komitesi kurulacağını aktaran Ekinci, sayım yönteminden sorulacak sorulara, kullanılacak tablet uygulamasından veri güvenliği ve denetim mekanizmalarına kadar tüm sürecin önceden toplumla paylaşılacağını kaydetti.

Güvenilir bir adres envanterinin bulunmadığına işaret eden Ekinci, ülkenin tamamının küçük sayım bölgelerine ayrılacağını ve her konut, yurt, lojman, şantiye, otel ile toplu yaşam alanının önceden yerinde tespit edilerek numaralandırılacağını ifade etti. Tek bir "sayım gecesinin" referans alınacağını belirten Ekinci, geçmişteki uygulamaların aksine ülkenin bir gün boyunca eve kapatılmasına gerek kalmadan takip eden günlerde eğitimli görevlilerin bütün adresleri ziyaret edeceğini söyledi.

Vatandaşlık ayrımı yapılmaksızın ülkede fiilen yaşayan herkesin bir kez sayılacağını vurgulayan Ekinci, vatandaşlık, çalışma izni, öğrenci izni, ikamet izni, turist statüsü ve izinsiz ikamet gibi bilgilerin ayrı kategorilerde kaydedileceğini belirtti. Kişisel verilerin gizli tutulacağını ve yalnızca anonim istatistiklerin yayımlanacağını ifade eden Ekinci, sayımın tamamlanmasının ardından bağımsız bir kontrol araştırması yapılacağını, gözden kaçan kişiler, mükerrer kayıtlar ve hata payının da kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı.

Sık Sorulan Sorular

TDP'nin nüfus sayımı için öngördüğü bağımsız Nüfus Sayımı Komitesi hangi gruplardan oluşacak?
İstatistikçiler, demograflar, akademisyenler, meslek örgütleri ve toplumsal paydaşlardan oluşacak.
Nüfus sayımının teknik yürütücülüğünü hangi kurum üstlenecek?
İstatistik Kurumu.
Sayım öncesinde ülkenin tamamı nasıl bir yapıya ayrılacak?
Küçük sayım bölgelerine ayrılacak ve her konut, yurt, lojman, şantiye, otel ile toplu yaşam alanı önceden yerinde tespit edilecek.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör