Trafikteki İhmal Zinciri Can Almaya Devam Ediyor
Hayatının baharında bir adam, geride bir eş ve iki küçük kız çocuğu bırakarak yaşamını yitirdi. Ailesi ve yakınları gözyaşlarına boğulurken, yetkililer bu olayı sıradan bir "trafik kazası" olarak nitelendirmekle yetindi. Ancak olayın perde arkasında yıllardır çözülmeyi bekleyen bir ihmal zinciri olduğu belirtiliyor.
Ülkeye her gün binlerce turist geliyor ve yüzlerce kişi kiralık araç kullanıyor. Yabancı uyruklu sürücüler direksiyon başına geçiyor. Peki bu kişilere Türkiye’nin kendine özgü trafik kuralları kim tarafından öğretiliyor? Trafiğin soldan aktığı, kavşak ve çemberlerde farklı öncelik kurallarının bulunduğu bir sistemde, ilk kez direksiyona geçen bir yabancının bu kuralları bilmesini beklemek gerçekçi değil. Sadece anahtarı teslim edip "iyi yolculuklar" dilemek sorumluluğu ortadan kaldırmıyor.
Bu noktada akıllara şu soru geliyor: Kiralık araç teslim edilmeden önce herkesin izlemesi zorunlu olacak 20-30 dakikalık bir trafik bilgilendirme eğitimi neden hayata geçirilmiyor? Çemberde öncelik hakkı kime ait? Soldan akan trafikte nasıl hareket edilmeli? Sinyal kullanımı neden hayati önem taşıyor? Yaya geçitlerinde nasıl davranılmalı? Bu bilgiler birkaç dakikada anlatılabilecek ve belki de onlarca hayat kurtarabilecek basit ama etkili önlemler arasında yer alıyor.
Uzmanlar, sorunun sadece turistlerle sınırlı olmadığını vurguluyor. Denetim eksikliği, eğitim yetersizliği ve caydırıcılığın olmaması trafik kazalarının başlıca nedenleri arasında gösteriliyor. Yabancı ehliyeti vermek veya değiştirmekle işin bitmediğini, direksiyon başına geçen herkesin kuralları gerçekten bildiğinden emin olunması gerektiğini belirtiyorlar. Trafikte yapılan bir hata, ikinci bir şans bırakmayabiliyor.
Her ölümden sonra birkaç gün konuşuluyor, sonra bir sonraki cenazeye kadar unutuluyor. Oysa gerçek çözüm, yas tutmak değil; aynı acının bir daha yaşanmaması için cesur kararlar almak. Kaybedilen her insan bir istatistik değil; yarım kalan bir hayat, yıkılan bir aile ve geri gelmeyecek bir ömür anlamına geliyor.