Tüp Bebek Skandalında Vaka Sayısı 30'a Yükseldi: Aileler "Yanlış Donör" Şüphesiyle DNA Testine Koştu
- Tüp bebek skandalında şüpheli vaka sayısı 7'den 30'a yükseldi.
- çocuktan 11'ine ticari DNA testi yapıldı, sonuçlar donör profilleriyle uyuşmadı.
- Bir çiftin iki çocuğunun farklı biyolojik babalara sahip olduğu tespit edildi.
- Danimarkalı sperm bankası Cryos International, tarihlerinde böyle bir hata kaydı olmadığını açıkladı.
KKTC'de tüp bebek tedavisi gören yabancı ailelerin yaşadığı "yanlış donör" şüphesi, yeni ortaya çıkan bilgilerle birlikte çok daha geniş bir boyuta ulaştı. Başlangıçta 7 çocuk üzerinden yürütülen inceleme, yapılan son araştırmalarla en az 30 çocuğu kapsayacak şekilde büyüdü. Ailelerin bir kısmı, çocuklarının fiziksel özelliklerinde fark ettikleri tutarsızlıklar nedeniyle DNA testi yaptırma yoluna gitti.
Yürütülen araştırma kapsamında şüpheli 30 çocuktan 11'ine ticari DNA testi uygulandığı öğrenildi. Test sonuçlarında bazı çocukların genetik kökenlerinin, ailelere tedavi öncesinde sunulan donör profilleriyle örtüşmediği iddia edildi. Özellikle bir çiftin aynı donörü seçtiklerini belirtmesine rağmen iki çocuğunun farklı biyolojik babalara sahip olduğunun tespit edilmesi dikkat çekti. Bir diğer vakada ise 13 yıl aradan sonra yapılan test, çocuğun annesiyle biyolojik bağının bulunduğunu ancak seçildiği belirtilen Danimarkalı donörle hiçbir genetik bağlantısının olmadığını ortaya koydu.
Ailelerin en çok merak ettiği konu ise çocuklarının gerçek biyolojik donörlerinin kim olduğu ve bu kişilerin sağlık ile genetik geçmişlerinin ne durumda olduğu. Şüpheli vakaların önemli bir bölümünün aynı tüp bebek merkeziyle bağlantılı olduğu belirtiliyor. İsmi geçen doktorlardan Firdevs Uğuz Tip usulsüzlük iddialarını reddederken, Şevket Alptürk ve Julie Hodson'ın konuyla ilgili sorulara yanıt vermediği aktarıldı.
Danimarkalı sperm bankası Cryos International ise yaklaşık 45 yıllık geçmişlerinde böyle bir hatanın kaydedilmediğini açıkladı. KKTC Sağlık Bakanlığı'nın daha önce başlattığı soruşturmanın, vaka sayısının 30'a ulaştığı yönündeki yeni iddialar karşısında nasıl bir yol izleyeceği ise belirsizliğini koruyor.