Üstel'den Alman vekile çağrı: Kıbrıs Türk halkının sesine ses olun
- Başbakan Üstel, Alman vekil Krah'a Kıbrıs Türk halkının sesine ses olma çağrısı yaptı.
- Üstel, çözümün egemen eşitlik ve iki devletli iş birliği temelinde mümkün olduğunu savundu.
- Üstel, Rum tarafının tutumu nedeniyle bugüne kadar sonuç alınamadığını belirtti.
- Krah, tek tarafı dinlemenin yanlış olduğunu ve gerçeklerin yerinde görülmesi gerektiğini söyledi.
Başbakan Ünal Üstel, Almanya Federal Meclisi Milletvekili Maximilian Krah ile Başbakanlık'ta bir araya geldi. Kabulde Üstel'e Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu ile Milletvekili Hasan Taçoy da eşlik etti.
Görüşmede konuşan Üstel, Krah'ın KKTC'yi ziyaret ederek Kıbrıs Türk halkının yaşadığı gerçekleri yerinde görmesinin önemine dikkat çekti. Kıbrıs Türk halkının uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödeyerek varoluş ve özgürlük mücadelesi verdiğini vurgulayan Üstel, 1974'ten bu yana tüm ambargo ve izolasyonlara rağmen çözüm ve uzlaşı yönündeki iradenin ortaya konulduğunu dile getirdi.
Kıbrıs Türk tarafının çözüm için üzerine düşen sorumluluğu her zaman yerine getirdiğini belirten Üstel, Rum tarafının tutumu nedeniyle bugüne kadar sonuç alınamadığını savundu. Üstel, "Artık tüketilmiş modelleri yeniden müzakere etmenin bir anlamı yoktur. Kıbrıs'ta bir anlaşma ancak egemen eşitliğimizin ve eşit uluslararası statümüzün kabulü, iki devletin iş birliği temelinde mümkün olabilir" ifadelerini kullandı.
Avrupa Birliği'nin Kıbrıs konusunda tarafsız ve adil bir tutum sergileyemediğini ifade eden Üstel, Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonların sürmesini eleştirdi. Krah'ın ziyaretini bu açıdan değerli bulduklarını kaydeden Üstel, "Kıbrıs Türk halkını dinleyin, gerçekleri yerinde görün ve bize uygulanan haksız izolasyonların sona ermesi için sesimize ses olun" çağrısında bulundu.
Maximilian Krah ise yalnızca tek tarafı dinlemenin yanlış olduğunu belirterek, Kıbrıs Türk halkının geçmişte çözüm yönünde attığı olumlu adımların ve yaşananların tarihsel boyutunun farkında olduğunu söyledi. Krah, insanların Kuzey Kıbrıs'a gelerek gerçekleri görmesi gerektiğini ifade etti.